Köpeklerin Cinsiyeti Nasıl Anlaşılır? 

Köpeklerin Cinsiyeti Nasıl Anlaşılır? 

Kendinize bir köpek dost edinmeye karar verdikten sonra veya tesadüf eseri bir köpeğe denk gelip sahiplendikten sonra köpek cinsiyeti anlamak ve ona göre köpek davranışlarını da anlamak işinizi kolaylaştıracaktır.

köpeklerin cinsiyeti nasıl anlaşılır

Köpek Cinsiyeti Anlamak Neden Önemlidir?

Köpek cinsiyeti öğrenmek her şeyden önce köpeğinizle aranızdaki iletişimin kalitesi için, onun cinsiyetine göre davranışlarının normal veya anormal olduğu anlamanız için köpeğinizin cinsiyetini bilmeniz gerekmektedir. Örneğin, erkek köpekler daha dağınık ve hareketli olup dişi köpekler daha sakin ve düzenlidir. Dağınık bir köpeğe sahipseniz köpeğinizin cinsiyeti eğer erkekse bu durumu normal karşılayabilirsiniz. Fakat dişi bir köpek ile birlikteyseniz durumun anormal olup olmadığını bilmek için veterinere danışabilirsiniz.

Köpeklerde Cinsiyet Farkını Anlamak İçin İpuçları

Köpeklerde cinsiyet ayrımı özellikle ilk 3 hafta içerisinde anlaşılması zor bir husustur. Çünkü köpeklerin henüz cinsel organları belli olmayacaktır. Organ oluşumu için 8 hafta geçerli bir süredir. Organlar belli olduktan sonra cinsiyeti anlamanız için ise şunları yapabilirsiniz:

  • Köpeğinizin dış görünüşüne bakarak; eğer daha kaslı ve iri kemiklere sahip ise erkek, daha küçük cüsseli ise dişi köpek olabilmektedir.
  • Dişi köpekler, erkek köpeklere göre çabuk olgunlaşır ve dişiler erkeklere göre daha hassaslardır.
  • Yavru köpeklerde anlaşılması zor olsa da yetişkin köpeklerde köpeğinizin karın ile kuyruğu arasındaki çizgide testisler ve penis görünüyorsa köpeğiniz erkek, vajinal bir açıklık bir kesik var ise köpeğiniz dişidir.
  • Köpeklerde cinsiyet farkı anlaşılması için köpek davranışına da bakılabilir. Köpeğiniz daha dominant ise erkek, daha itaatkâr ise dişidir.
  • Köpeğiniz dağınık ise erkek, düzenli sakin ise dişi olma ihtimali yüksektir.
  • Köpeğiniz hareketli ise erkek, daha sakin ise dişi olmak ihtimali yüksektir.
  • Dişi köpekler doğurganlık özelliklerinden dolayı ailelerine daha düşkün ve daha korumacılardır. Erkek köpekler ise daha gezgin ve daha az evcillerdir.
  • Dişi köpekler ile iletişim kurmanız erkek köpeklere göre daha kolay olacaktır.
  • Dişi köpeklerin eğitilmesi erkek köpeklere göre daha kolaydır.
  • Dişi köpeklerin eğitilme kolaylığından dolayı erkek köpeklere göre daha zeki olduğu düşünülmektedir.
  • Dişilerdeki koku hafızası da erkeklere göre daha baskındır.
    Köpek Cinsiyeti Anlama

    Yavru Köpeklerde Cinsiyet Ayrımı

    Yetişkin köpeklerde cinsiyet ayrımı daha kolaydır ancak basit yöntemlerle yavru köpeklerde de cinsiyet ayrımı yapmak mümkündür. Yavru köpeğinizle 8 haftanın sonunda cinsiyet ayrımını yapmak için köpeğinizi ters çevirerek karnı ile kuyruğu arasındaki çizgiyi takip ederek cinsiyet tayini yapabilirsiniz. Yavru köpeğinizin üzerinde göbek bağı bulunuyorsa göbek bağının 1 cm altında erkek organ yumru gibi görünecektir. Göbek bağı ile cinsel organı karıştırmak mümkündür. Bunu anlamak için karın ile kuyruk arası çizgi yine size referans olacaktır. Eğer karna yakın bir organ görüyorsanız bu göbek bağıdır, kuyruğa yakın bir organ görüyorsanız da bu cinsel organdır. Eğer karın ile kuyruk arasındaki çizgide bir kesik görüyorsanız bu vajinal açıklıktır ve köpeğiniz dişidir.

    Büyümeyen Köpek Cinsleri

    Büyümeyen Köpek Cinsleri

    Büyümeyen köpek cinsleri hayatın her alanında karşılaşılan köpeklerin türlerinden biridir. Küçük boyutlu olmalarıyla ön plana çıkan bu köpekler, ırklarına bağlı olarak daha az tüy dökmektedirler. Bu tür köpeklerin ortak özelliği ise yaşlandıkça daha fazla büyümemeleridir.

    Pomeranian Boo

    pomeranian boo

    Dik kulaklı olan Pomeranianlar, çeşitli renklerdeki tüylere sahip olabilmektedir. İnsanlar ve diğer köpekler ile anlaşma konusunda çekimser olan bu köpekler, yabancı insanları kolay kolay sevmemektedir. İlgiyi sevmeleri nedeniyle ise Pomeranianlar uzun saatler boyunca yalnız bırakılmamalıdır. Gerektiği zamanlarda banyo yaptırılması gerekilen bu köpekler, aynı zamanda dişlerinin fırçalaması konusunda da büyük hassasiyet taşımaktadır.

    Toy Poodle

    Toy Poodle

    Yüksek bir zekaya sahip olmaları nedeniyle Toy Poodleların eğitim süreci oldukça kolaydır. Koku alma, algılama ve odaklanma hızı yüksek olan bu köpekler, tek katmanlı, sert, uzun ve kıvırcık tüylere sahiptir. Cilt ve kulak sorunları yaşayabilmelerinin yanı sıra alerjik reaksiyonlara da karşıda bir yatkınlık gösteren bu köpekler, 20 ile 28 santim boy uzunluğuna sahiptir. Kuyrukları kısa ve dik olan Toy Poodlelar, en fazla 6 kilo ağırlığına ulaşabilmektedir.

    Maltese Terrier

    maltese terrier

    Büyümeyen köpek türleri arasında bulunan ve Malta ile Terrier cinslerinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan Maltese Terrier, terapi köpeği olarak da görev alabilmektedir. Hassas tüylere sahip olmaları nedeniyle taranırken oldukça dikkatli davranmak gerekmektedir. Özellikle vücut ısısını koruyabilmesi için tüylerinin yeterli olacak şekilde uzun bırakılmasına önem verilmelidir. Ayrıca tüylerin, kulak ve göz bölgesinde uzun kalmaması önemli bir diğer detaydır. Tüy dökmeyen bu köpeklerin ömürlerinin süresi ise 15 ile 18 yıl arasındadır.

    Pekinez

    pekinez köpek

    Çin’e özgü bir tür olan Pekinez, zekası ile dikkat çekmektedir. Eğitimleri sürecinde inatçı davranabilen bu köpekler, uzun ve kabarık tüylere sahiptir. 12 ile 15 yıl arası bir ömre sahip olan Pekinezler, 3 ve 6 kilo ağırlığındadır. Kendilerine ait bir alanın olmasından hoşlanmalarının yanı sıra, büyümeyen köpekler sınıfında bulunan Pekinezler, sahipleri ile vakit geçirmekten ve oyun oynamaktan çok hoşlanmaktadır. İnatçı bir karaktere sahip olmalarına rağmen diğer hayvanlar ile iyi anlaşabilen bu köpekler, cesur ve korkusuz olmalarıyla da bilinmektedir. Çift katmanlı ve ipeksi bir yapıya sahip olmalarına ek olarak boylarının uzunluğu ortalama olarak 30 santimdir.

    Chihuahua

    Chihuahua büyümeyen köpek

    Hızlı kavrama yeteneği sayesinde eğitimi konusunda zorluk çıkarmayan Chihuahua, büyük kulakları ve kısa boyu ile ön plana çıkmaktadır. Kısa ve yumuşak tüylere sahip olan bu köpeklerin 2 haftada bir düzenli olarak tüylerinin fırçalanması ve temizlenmesi gerekmektedir. Soğuğa karşı bir direnç gösteremediklerinden dolayı sıcak bir ortamda bulunmaları gereken Chihuahua cinsi köpekler, kulaklarına suyun kaçmadığına dikkat edilerek ayda bir yıkanmaktadır. En fazla 3 kilo ağırlığına ulaşabilen bu köpekler, düzenli kontroller ve doğru beslenme ile 20 yıla kadar yaşayabilmektedir.

    French Bulldog

    french bulldog

    French Bulldog cinsi köpekler, beden yapısı ve bacaklarının kısa olmasından ötürü yüzme eyleminde bulunamamaktadır. 30 santim yüksekliğine sahip olan bu köpekler, 9 ile 13 kilo ağırlığında olabilmektedir. Kısa olan tüylerinin rengi ise kaplan desenli, beyaz, sarı veya bu renklerin karışımından oluşabilmektedir. Gözleri koyu renkli olan bu köpeklerin, kuyrukları kıvrık ya da düz bir şekle sahiptir. Akıllı olan köpek ırklarından gelmesi sebebiyle ise kolay bir şekilde eğitilebilmektedirler. Büyümeyen köpek ırkları arasında yerini alan French Bulldoglar, aynı zamanda kilo almaya eğilimli oldukları için veteriner kontrolünde beslenmelidir.

    Pug

    pug köpek

    Düz, kısa ve küçük bacaklı olmalarına rağmen güçlü bir yapıya sahip olan Puglar, mevsimsel olarak tüy dökmektedir. Uykuyu çok seven bir köpek türü olması nedeniyle de düzenli olarak egzersizlerin yaptırılması gerekmektedir. Her ne kadar ısırma eğiliminde olsalar bile sevecen bir karaktere sahip olmalarıyla ön plana çıkmaktadır. Kahverengi ve gümüş renkli tüyleri olan bu köpekler, ses tonlarına karşı oldukça duyarlıdır. Kırışık bir surata sahip olmalarının yanı sıra en belirgin bir diğer özellikleri ise sürekli olarak horlamalarıdır.

    Shih Tzu

    Büyümeyen Köpek Shih Tzu

    İpeksi ve uzun bir yapıya sahip tüyleriyle, Shih Tzu büyük olmayan köpekler arasında yerini almaktadır. Hızlı bir şekilde uzayan tüyleri ise zemine kadar ulaşabilmektedir. Bu yüzden tüylerinin düğümlenmemesi ve karışmaması için günlük olarak fırçalama yapılmaktadır. Ortalama 28 santim boy uzunluğuna sahip olan Shih Tzu, 4 ile 7 kilo arasındaki bir ağırlığa sahiptir. Ortalama ömürleri 15 sene olan bu köpekler, serin havaları tercih etmektedir. Egzersiz yaptırılmaması durumunda çabuk kilo alma eğilimi taşıyan Shih Tzu, birçok farklı renkte olan tüylere sahiptir.

    Kedilerde Kan Grubu | Köpeklerde Kan Grubu

    Kedilerde Kan Grubu | Köpeklerde Kan Grubu

    Kedi ve Köpeklerde Kan Grubu

    Kedi ve köpeklerde kan grubu herhangi bir kan kaybına neden olan kazalarda, koma veya şok durumlarında ve anemiye sebep olan bazı hastalıklarda kan transfüzyonu için oldukça önemlidir. Özellikle önceden tespit edilmiş kan grupları, hastaya acil ve hızlı bir şekilde müdahale etmek için büyük bir öneme sahiptir.

      Kedi Köpek Kan Grubu

      Kedilerde Kan Grubu

      Kedilerde kan grubu A, B ve AB olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Bu kan gruplarından A kan grubu, kediler arasında en çok yaygın olan kan grubuyken; B grubu daha az yaygın olarak görülür. AB kan grubu ise en nadir görülen kan grubudur. AB grubu genel alıcı olduğundan dolayı hem A hem de B grubundan kan alabilir fakat B grubu yüksek anti -A antikoru içermektedir. Buna karşın A grubunda ise zayıf anti -B antikoru bulunurken; AB kan grubu antikor taşımamaktadır. A grubu, B kan grubuna verilirse bu işlem ölümcül reaksiyonlar ile sonuçlanabilir. B grubunun, A kan grubuna verildiği takdirde ise hafif ve gecikmiş reaksiyonlar gözlemlenmektedir. Bu yüzden A ve B grubuna sahip kediler, birbirlerine hiçbir şekilde kan verememektedir.

      Bir kedinin kan bağışında bulunabilmesi için sağlıklı olması ve aşılarının tam olması gerekmektedir. Verilen kanın FelV, FIP ve FIV virüsü taşımadığı tespit edildikten sonra bu işlem gerçekleştirilebilmektedir. Kedilerin kan grupları içerisinde bu virüslerden herhangi birini taşıması ise kan bağışının yapılamamasına neden olmaktadır. 10 ile 12 ml ölçülerinde olacak şekilde kan bağışı yapabilen kediler, 1 kilo oldukları sürece bağışta bulunabilmektedir. 5 ya da 6 kilogram ağırlığında olan kediler ise 50 ile 75 ml ölçülerine kadar kan bağışı yapabilmektedir.

      Köpek Kan Grubu

      Köpeklerde Kan Grubu

      Köpeklerde kan grubu 13’ün üzerinde bildirilmiş olsa da bunların 8 tanesi uluslararası standartlarda tanımlanabilmiştir. Genellikle diğer kan gruplarına karşı doğal antikor taşımayan köpekler, bu sebepten dolayı ilk transfüzyonda genel olarak reaksiyon oluşturmazlar. Uyumsuz nakilden sonra 4 ya da 14 gün içinde antikorlar oluşabilmektedir fakat tekrarlı transfüzyonlar reaksiyonlara yol açabilmektedir. Köpeklerin kan grupları ise DEA olarak adlandırılmaktadır. Bu kan grupları:

      • DEA 1.1
      • DEA 1.2
      • DEA 3
      • DEA 4
      • DEA 5
      • DEA 6
      • DEA 7
      • DEA 8

      DEA 1.1. ve DEA 1.2. bu kan grupları arasından en yaygın olanlarıdır. Bu kan grupları pozitif ve negatif olarak sınıflandırılmaktadır. Köpeklerin çoğunda en sık rastlanılan kan grubu ise pozitif DEA 1.1 kan grubudur. DEA 1.1 negatif kan grubuna sahip köpekler, uluslararası donör olarak kabul edilmektedir. Bu yüzden pozitif ve negatif DEA 1.1 kan gruplarına kan verebilmektedirler.

      Köpek Kedi Kan Grupları Öğrenme

      Kedi ve Köpeklerde Kan Grubu Öğrenme

      Kedi ve köpeklerin kan grupları laboratuvarlarda çeşitli testlerin yapılması sonucunda öğrenilmektedir. Bu işlem sırasında kan türünü belirleyen antikorların ve antijenlerin var olup olmadıkları belirlenmektedir. Ancak bazı zamanlarda köpek ve kedilerde acil durumlar ortaya çıkabildiği için acil kan transfüzyonuna gerek olmaktadır. Böyle bir durumda laboratuvar ile iletişime geçilerek kan gruplarını hızlı bir şekilde belirlemek zor bir durumdur. Bu aşamada ise veteriner hekiminiz gerçekleşecek kan transfüzyonu için kararı vermektedir.

      Kedi Kan Grubu

      Uyumsuz Kan Nakillerinin Belirtileri

      Kedi ve köpeklere uyumsuz kan verilmesi durumunda, hayati tehlikeler ortaya çıkmaktadır. Köpekler, uyumsuz kana daha az reaksiyon gösterirken; kedilerde durum tam tersi olarak ciddi akut reaksiyonları ortaya çıkabilmektedir. Kan transfüzyonunun yapılmasından sonra kan grubu uyumsuzlukları kendini bazı belirtiler ile belli etmektedir. Bu belirtiler:

      • İdrar ve dışkıyı tutamama
      • Hipertansiyon
      • Kusma
      • Yüksek ateş
      • Uzun süreli huzursuzluk hali
      • Hipotansiyon

      Bu belirtilerin tedavi edilebilmesi mümkün olsa bile, herhangi bir yanlış uygulama, şok, ölüm ya da ürtiker ile de sonuçlanabilmektedir. Bunları önlemenin tek yolu ise kedi ve köpeklerin kan gruplarını önceden öğrenmektir.

      Ameliyat, kaza ya da iç kanama gibi durumlarda, kan nakli gerekeceği için kedi ve köpeklerin kan gruplarının önceden bilinmiş olması büyük bir önem taşımaktadır. Böylelikle kedi ve köpeklere yapılacak kan transfüzyonları daha hızlı bir şekilde yapılabilmektedir. Kedi ve köpeklerin kan gruplarının bilinmemesi ise hayatlarının riske atılmasına neden olabilmektedir. Bu yüzden kedi ve köpeklerde kan grupları önceden tespit edildikleri takdirde, hayatlarının tehlikeye atılması durumu ortadan kalmaktadır.

      Köpek Zehirlenmesi / Kedi Zehirlenmesi

      Köpek Zehirlenmesi / Kedi Zehirlenmesi

      Kedim zehirlendi / Köpeğim zehirlendi, ne yapmalıyım?

      Köpek zehirlenmesi ve kedi zehirlenmesi, veteriner hekimlerimizin gördüğü en yaygın acil durumlardan biridir. Bunların yaklaşık %80’ı, evcil hayvanlar kendi evlerinde iken meydana gelmektedir. Sömestir ve bayram günleri gibi belirli tatil mevsimlerinde vakalar, genellikle çikolata yutulması veya kedilerin ve köpeklerin kuru üzüm ve kuş üzümü ile aşılanmış yiyecekleri yemesinin bir sonucu olarak önemli ölçüde artar. Antifriz zehirlenmesi başka bir yaygın acil durumdur.

      Kedi Zehirlenmesi

      Evcil hayvan zehirlenmesi belirtileri

      Kedi zehirlenmesi / Köpek Zehirlenmesi gastrointestinal tahriş, kusma, ishal, huzursuzluk, sendeleme, yönelim bozukluğu, konvülsiyonlar, uyuşukluk, iştahsızlık, seğirme, dilate göz bebekleri, ülserler, kalp çarpıntısı ve komaya neden olabilir.

      Temas zehirleri

      Evcil hayvanınızın cildiyle temas eden kimyasallar veya bitkiler tahrişe neden olabilir. Rahatsızlık, aşırı kaşınma, yalama, şişme veya ağrı belirtileri görebilirsiniz. Ciddiyse, deri kırmızı görünebilir veya tüy altında kanama olabilir.

      Evcil hayvanlar için zehirli şeyler nelerdir

      Solunan zehirler

      • Sigara içmek
      • göz yaşartıcı gaz
      • böcek ilaçları
      • ev kimyasalları
      • bazı boyalar

      Yutulan zehirler

      • alkaliler
      • asitler
      • ev ve bahçe kimyasalları
      • petrol ürünleri
      • antifriz
      • fare zehiri
      • sümüklü böcekler
      • tüm ilaçlar / insan veya evcil hayvan
      • ışıklı kolyeler / parlak çubuklar
      • piller
      • bazı boyalar
      • paintball peletleri
      • legolar

      Ten teması

      • katran
      • petrol ve benzin ürünleri
      • ev kimyasalları
      • boya veya boya sökücü
      • ısırgan otu
      • pire ve kene ilacı – aşırı dozda veya kedilerde köpek ürünleri kullanılıyorsa

      Evcil hayvanlar için zehirli bitkiler

      • sarmaşık
      • yüksükotu
      • baldıran
      • mantarlar
      • ökseotu
      • zakkum
      • nergis dahil zambaklar
      • lale
      • meşe / meşe palamudu

      Gıdalar

      • çikolata
      • soğan, sarımsak
      • kuru üzüm
      • kafein
      • alkol
      • Avokado
      • ksilitol (yapay tatlandırıcı)
      • ekmek hamuru
      • küflü yiyecek

      Solunan zehirler

      Öksürük, salya akması, nefes almada zorluk, bilinç kaybı veya koma.

      Yutulan zehirler

      Köpek Zehirlenmesi

      Evcil hayvanım zehirlendiyse ne gibi adımlar atmalıyım?

      Toksinin adını, gücünü ve evcil hayvanınızın yediği veya maruz kaldığı miktarı not etmeye çalışın. Ayrıca veterinere evcil hayvanınızın yaklaşık ağırlığını bildirmek de kullanışlı olacaktır.

      • Köpek zehirlenmesi yada kedi zehirlenmesi öncelikle zehirli duman veya gazdan kaynaklanıyorsa kedi veya köpeğinizi temiz havaya çıkarın, ancak kendinizi riske atmayın
      • Koruyucu eldiven giyin ve zehirlenme temas yoluyla ise maddeyi ciltten uzaklaştırın
      • Sıvıları çıkarmak için kağıt havlu veya temiz bezler kullanın.
      • Veterineriniz tarafından özellikle belirtilmedikçe zehiri çıkarmak için asla su, çözücü veya başka bir şey kullanmayın.
      • Zehrin yutulduğunu bilseniz bile asla kusturmayın, özellikle bunu yapmanız istenmedikçe, kusma meydana gelirse midede bırakılana göre daha fazla hasara neden olabilir.
      • Veteriner hekiminiz zehri temizlemenizi tavsiye ederse, vücut ısısını düşürmemek için sabun veya bulaşık deterjanı kullanın ve ılık suyla durulayın.

      Veterinerden ne beklemeliyim?

      Kedi zehirlenmesi / Köpek zehirlenmesi teşhisi genellikle sadece evcil hayvanınızın bir toksin yediğini gözlemlediyseniz konulabilir. Tüm toksinleri test etmek imkansızdır ve bazıları için mevcut test yoktur. Evcil hayvanınızın iç organlarının işlevini ve diğer sağlık parametrelerini değerlendirmek için başka testler yapılabilir.

      Kedi Zehirlenmesi / Köpek Zehirlenmesi nasıl tedavi edilir?

      Veterineriniz zehri biliyorsa, tüm zehirlerde panzehir bulunmasa da panzehir verebilir. Zehrin türü belirsizse veya panzehir yoksa, zehir vücuttan atılana kadar organların normal işlevini sürdürmek için semptomları tedavi ederler. Maalesef, bazı zehirler için evcil hayvanınız hayatta kalamayabilir.

      Kedi Zehirlenmesini / Köpek Zehirlenmesini Nasıl Önleyebilirim?

      Evcil hayvanlarının zehirlenmesini önlemek için evcil hayvan sahiplerinin uyması gereken bazı temel kurallar vardır. Bunlar şunları içerir:

      • Evcil hayvanınızı mutfak, banyo veya garaj gibi kimyasalların ve toksinlerin kullanıldığı alanlardan uzak tutun
      • Tüm kimyasalların güvenli bir şekilde muhafaza edildiğinden ve kullanılmadığı zaman meraklı pençelerin ve burunların erişemeyeceği bir yerde saklandığından emin olun
      • Evinizin içinde veya çevresinde zehirli bitkiler bulundurmayın
      • Köpeğinizi dışarı çıkarırken zehirli bitkilere dikkat edin
      • Böcek öldürücüler ve kemirgen öldürücülerle ilgili talimatları dikkatlice izleyin
      • İnsan ve evcil hayvan ilaçlarını güvenli ve emniyetli bir yerde saklayın
      • İlaçları dikkatlice etiketleyin
      • Her bir kapta kaç tane olduğunu sayın, çünkü bu bilgi yutma veya aşırı doz durumunda son derece yararlı olacaktır.
      Köpeklerde Pankreatit: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

      Köpeklerde Pankreatit: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

      köpek pankreatit pankreas hastalığı

      Köpeklerde pankreatit nedir?

      Köpeklerde pankreatit, pankreas (ince bağırsak ve midenin arkasında bulunan küçük bir organ) iltihaplandığında ve şiştiğinde ortaya çıkar. Pankreasın görevi, köpeklerin yiyecekleri sindirmesinde rol alan enzimlerin ve kan şekerininin düzenlemesine yardımcı olan insülin ve glukagon hormonlarının sentezlenmesidir

      Şiddetli pankreatiti olan köpeklerin iştahsızlık, ısrarlı kusmalar, karın bölgesinde ciddi sancılar ve spazmlar, yağlı dışkı şeklinde ishal ve halsizlik gibi semptomlardan muzdarip olması muhtemeldir . Ayrıca dehidrasyon belirtileri de gösterebilirler . Daha hafif formlarda semptomlar o kadar belirgin değildir ancak yine de iştahsızlık , uyuşukluk ve ishali içerebilir . Bir pankreatit atağı sırasında, köpekler sırtlarını kamburlaştırabilir, ön bacakları ve başları yere indirilmiş olarak arka ayaklarını havada tutabilirler.

      Pankreatit tipik olarak kronik veya akut olarak tanımlanır, kronik tablo hastalığın uzun zaman içerisinde gerçekleştiği, akut tablo ise aniden ortaya çıkmasıdır.

      Köpeğinizin pankreatit olduğundan endişeleniyorsanız ne yapmalısınız?

      Pankreatit için prognoz (gidişat), hastalığın ciddiyetine bağlıdır. Hafif vakalar sadece diyet değişikliği gerektirebilirken, daha şiddetli vakalar acil ve agresif bir tedaviye ihtiyaç duyacaktır. Tedavi edilmezse pankreatit ciddi organ hasarına ve hatta ani ölüme neden olabilir. Sonuç olarak, köpeğiniz veya yavru köpeğiniz hastalık belirtileri gösteriyorsa hemen veteriner hekiminize başvurmalısınız.

      Pankreatit hastalığına yatkın olan ırklar nelerdir?

      Cocker spaniel, Dachshunds, minyatür Schnauzer, poodle ve Yorkshire teriyerlerinde daha yüksek pankreatit prevalansı vardır.

      Köpeklerde pankreatitin sebebi nedir?

      Bir örnek üzerinden gidecek olursak;

      “Açgözlü Bob, sokakta yürüyüş sırasında bir çöp kutusunun içindekileri yedi ve potansiyel olarak ölümcül nekrotizan pankreatite maruz kaldı.

      Bu labrador, genellikle girmesi yasak olan mutfağa girdikten sonra alüminyum folyoyu, plastik kabı ve bütün bir kızarmış tavuğu afiyetle yedi.

      Sahibi ilk olarak köpeğinde üst üste kusmalar gözlemledi. Sonrasında karın bölgesinde ciddi ağrı belirtileri ve ishal başlangıcı oldu ve Bob’u veteriner kliniğine götürdü. Burada bakılan kan testlerinden sonra kanda bulunan pankreas enzimlerinin normalin 4 katı olduğu görüldü. Acil tedaviye alındı ve 10 günün sonunda ancak düzelebildi. “

      Pankreatitin kesin nedenini belirlemek genellikle zordur. En yaygın risk faktörlerinden biri çöpleri karıştırıp bir şeyler yemektir ve bazen bir köpek çok yüksek yağlı yiyecekler yediğinde bu durum tetiklenir . Şiddetli travma da pankreatite yol açabilir. Çöplerden yenen gıdalar içerisinde zararlı bakterileri barındırabilir ve bu bakteriler ağızdan alındıktan sonra pankreasta üreyerek enfeksiyona sebep olabilir. Ayrıca daha önce var olan Cushing hastalığı, Babesia canis veya Leishmania gibi enfeksiyonlar ve trigliserid denilen yüksek kan yağ seviyeleri de risk faktörleri olarak söylenebilir.

      Köpeklerde pankreatit tedavisi

      Veterineriniz, köpeğinizin pankreatitinin nedenini belirleyebilirse, muhtemelen önce onu tedavi edeceklerdir. Bu mümkün değilse, destekleyici tıbbi bakım sağlayacak ve köpeğinizin dikkatle izlenmesini sağlayacaklardır. Damardan verilen serumlar, ağrı kesiciler, kusma önleyiciler ve antibiyotikler kullanılabilir. Bazı durumlarda, veteriner hekiminiz en az 24 saat yemek veya su önermeyebilir. Bu, pankreasın dinlenmesini sağlamak için yapılan bir uygulamadır. Ayrıca ilerleyen pankreatit olgularında kronik pankreas yetmezliği tablosu var ise diyete pankreas enzimlerini içeren ilaçlar eklenebilir.

      Nekrotizan pankreatit nedir?

      Çok şiddetli ve karmaşık bir form olan nekrotizan pankreatit durumunda pankreasın bazı kısımları gelişen iltihap ve bu iltihaba vücudun şiddetle yanıt vermesi sonucu tahrip olur ve görevini yerine getiremez.

      Köpeklerde pankreatit nasıl teşhis edilir?

      Fiziksel muayene sonucunda pankreatitten şüphelenmesi durumunda veteriner hekiminiz birtakım kan tahlilleri yapacaktır. Çıkacak sonuca göre ultrason muayenesi veya MR, bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemlerine başvurabilir.

      Bir köpek pankreatit ile ne kadar yaşayabilir?

      Pankreatit teşhisi konan köpekler için yaşam süresini tahmin etmek oldukça zordur. Unutulmamalıdır ki pankreas her ne kadar küçük bir organ olsa da sindirimi sağlayan enzimlerin sentezlenmesi ve kan şekerinin düzenlenmesini sağlayan hormonların salgılanması gibi oldukça hayati görevleri vardır. Hafif, komplike olmayan vakalarda prognoz genellikle iyidir ve çoğu hasta tam olarak iyileşir. Bu durum bilinçli ve veteriner hekim tarafından düzenlenen yağ oranı azaltılmış bir diyetle mümkündür. Ayrıca hastalık sırasında verilen tedavi ve bakım şartları çok önemlidir. Ancak daha ciddi vakalarda prognoz daha kötümser olabilir. Bunun nedeni kısmen, şiddetli pankreatiti olan köpeklerin sıklıkla akut ataklara sahip olmaları, hipotermi, asidoz, hipokalsemi veya organ yetmezliği gibi karmaşık faktörlere sahip olmasıdır.

      Köpeklerde pankreas kanseri

      Bilimsel çalışmalarda pankreasta birkaç kanser türü rapor edilmiştir. Bu tümörler iyi huylu veya kötü huylu olabilir. Köpeklerde en yaygın kötü huylu pankreas kanseri, pankreas adenokarsinomları olarak adlandırılır. Bu tümörler tedaviye iyi yanıt vermezler ve genellikle kanser yayılıncaya kadar tespit edilmezler. Unutulmamalıdır ki pankreas; mide, karaciğer, ince bağırsaklar gibi bir çok iç organla komşudur ve burada oluşabilecek bir tümörün vücuda yayılma ihtimali oldukça yüksektir.

      Diğer yaygın kanser formu ise pankreas adenomlarıdır. Bunlar yayılma ağilimi göstermeyen, iyi huylu tümörlerdir. Nadir durumlarda, bunlar problemlere neden olabilir, ancak pankreas adenomu olan köpekler için görünüm genellikle iyidir.

       

      Köpek Öksürük Hastalığı | Köpeklerde Öksürük Nedenleri ve Tedavisi

      Köpek Öksürük Hastalığı | Köpeklerde Öksürük Nedenleri ve Tedavisi

      Köpek Öksürük Nedenleri

      Köpek öksürüğü neden olur?

      Öksürük, tıpkı bizde de olduğu gibi köpeklerde soludukları yabancı partiküllerden kurtulmak için gelişen bir reflekstir. Unutulmamalıdır ki köpekler tüm dünyayı burunları aracılığıyla koku alarak tanırlar ve bu durum virüs, bakteri, mantar gibi zararlı etkenleri kolayca vücut içine alabilmelerini sağlar. Aynı zamanda bu etkenleri diğer köpeklere de bulaştırabilirler.

      Köpeğinizin öksürmesinin basitten karmaşığa doğru birçok nedeni vardır. Bazı öksürük nöbetleri yabancı madde dışarı atıldıktan sonra kendiliğinden geçerken büyük bir kısmı da veteriner tedavisi gerektirir. Köpeğinizin öksürmesiyle ilgili endişeleriniz varsa, veteriner hekiminize başvurmalısınız.

      Köpeklerde olası öksürük nedenleri şunları içerir:

      • Barınak öksürüğü denilen oldukça bulaşıcı bir hastalık
      • Boğaza sıkışmış herhangi bir yabancı cisim
      • Akciğer enfeksiyonları
      • Tracheal Collaps denilen nefes borusunun yapısal olarak daralması
      • Kalp kurtları – Drofillaria immitis
      • Akciğer parazit kurtları
      • Kalp hastalığı / kalp yetmezliği

      Köpeklerde Öksürmenin Başlıca Nedenleri

       

      Barınak Öksürüğü – Kennel Cough

      Kennel Cough, köpeklerin uzun ve kalıcı bir öksürüğe sahip olmasına sebebiyet veren oldukça bulaşıcı bir solunum yolu enfeksiyonudur. Genellikle ölümcül değildir ve aşısız köpeklerde görülür.  Bununla birlikte, özellikle çok yaşlı, çok genç veya kronik başka sağlık sorunları olan köpeklerde daha şiddetli hale gelebilir.

      Boğazı Yabancı Cisimle Tıkanmış Olabilir

      Köpeğiniz oyun oynarken ya da yemek yerken kemik, top, oyuncak gibi yabancı nesneyi yutmuş olabilir. Refleks olarak böyle bir durumda köpeğiniz şiddetli şekilde öksürecektir. Bu durum nefes yolunu tıkarsa ölümcül olabilir. Boğulma şüphesiyle gelen bir öksürük gözlemliyorsanız vakit kaybetmeden veteriner hekiminizle iletişime geçmelisiniz.

      Akciğer sorunları

      Zatürre, bronşit gibi hastalıkların ilk belirtisi öksürüktür. Nadir durumlarda, kalp yetmezliği, nefes yolunda gelişen herhangi bir tümör belirtisi olabilir. Veteriner hekiminiz, köpeğinizin bireysel koşullarını değerlendirerek uygun tedavi protokolünü belirleyecektir.

      Tracheal Collapse

      Bu durum, nefes borusunu oluşturan c harfi şeklindeki kıkırdak halkalarının çökmeye başladığı ve havanın akciğerlere geçmesini zorlaştıran oldukça yaygın bir durumdur. Kendine has bir öksürük sesi bulunmaktadır. Trakeal kollapsın tek bir nedeni yoktur. Doğmasal, genetik veya ırka bağlı olabilir. Küçük ırk köpekler bu duruma en yatkın olanlardır.

      Kalp kurdu hastalığı – Drofilariozis

      Kalp kurdu hastalığı, köpeklerin enfekte bir sivrisinek tarafından ısırılarak yakalayabileceği potansiyel olarak ölümcül bir durumdur. Aedes, Anopheles, Culex, Mansonia ve Psorophora  cinslerine  bağlı  70’in  üzerinde  sivrisinek  türünün bu paraziti bulaştırabildiği bilinmektedir. Parazitik kurtlar, ciddi akciğer ve kalp sorunlarına neden olabilir. Bu hastalığın zoonoz – insana geçebilen – bir hastalık olduğunu unutmamak gerekir.

      Akciğer kurdu hastalığı

      Salyangozlar, bu hastalıkların bulaşmasında etkin rol oynayabilmektedirler. Akciğerlerde enfestasyona sebep olan kurtlar köpeğinizde kronik öksürüğe sebep olabilmektedir ve ülkemizde bulunmaktadır. İlerleyen durumlarda ölümcül sonuçlara sebep olabilmektedir.

      Kalp hastalığı

      Kalp kesesi etrafında birikmiş bir ödem, kalp kasında var olan güçsüzlük, düzensiz kalp ritmi gibi durumlar dolayısıyla akciğerlere ve solunum yollarına uygulanan ek basınç öksürüğe neden olabilir. Konjestif kalp yetmezliğinin neden olduğu akciğerlerde biriken sıvı da bir köpeğin öksürmesine neden olabilir.

      Köpeğim sürekli öksürüyor, ne yapmalıyım?

      Durmayan öksürük, nefes alma problemlerine yol açar ve veteriner hekim müdahalesi gerektirir. Acil olarak veteriner hekiminize danışmanız gerekmektedir.

      Köpeğinizin öksürüğünü tedavi etmek

      Tedavide en önemli husus, öksürüğün altında yatan asıl sebebi bulmaktır. Veteriner hekiminiz öksürüğün ne zaman başladığını, sıklığının ne olduğunu sorabilir. Yapılan fiziki muayene sonrasında sizlere röntgen, hemogram, biyokimya, bronkoskopi gibi ek tetkikler tavsiye edebilir.  Öksürüğün birçok olası nedeni göz önüne alındığında, tedavi basit bir ilaç kullanımından ameliyata kadar geniş bir ölçekte olabilir.

      köpek öksürüğü tedavisi

      Köpeğimin öksürmesini nasıl önleyebilirim?

      Öksürük doğal bir reflekstir ve hiçbir zaman olmaz demek yanlış olacaktır. Bununla birlikte, aşılama ve parazit kontrolü oldukça önemlidir. Aşılama ve iç-dış parazit ilaçlarının zamanında yaptırılması gerekmektedir. Aşısı olmayan köpeklerden uzak tutmak, barınak öksürüğü veya diğer paraziter hastalıklardan korunmak adına önemlidir. Yabancı cisim yutulmasına bağlı boğulma riskine karşı da özellikle tavuk kemikleri köpeklere verilmemeli, boğazına kaçacak büyüklükteki oyuncak ve cisimlerden köpekler uzak tutulmalıdır.

       

      Köpeğimin Öksürdüğünde Veterineri Ne Zaman Aramalıyım?

      Aşağıdaki durumlarda derhal veterinerinize başvurun:

      • Köpeğinizin öksürüğü spontan değilse, iyileşmez veya daha kötüye giderse
      • Öksürük nöbetleri durmuyorsa
      • Halsizliği ve iştahsızlığı varsa
      • Oyuncak, kemik, top gibi yabancı bir cisim yuttuğundan şüpheleniyorsanız
      • Farklı kronik sağlık sorunları varsa
      • Öksürürken kan geliyorsa
      • Nefes almasında anormallik varsa veya nefes alırken zorlanıyorsa