Kedi Kısırlaştırma ve Fiyatları 2022

Kedi Kısırlaştırma Nedir?

Kedi Kısırlaştırma, hem dişi hem de erkek kedilerin üremesini önlemek için rutinde yapılan, korkulmaması gereken cerrahi bir işlemdir. Erkek kedilerde kısırlaştırma, dişilere göre çok daha basittir. Erkek kediler kısırlaştırılırken minik bir kesikle testisler çıkarılır. Erkek kedilerde testisler, erkeklik hormonunu (testosteron) üreten ana organdır. Bu nedenle vücuttaki testosteron seviyesi ameliyattan sonra hızlıca düşer. Kediniz kısırlaştırıldıktan sonra sperm üretemez. Hormonlara bağlı olarak meydana gelen koku bırakma, bağırma, işeme, geceleri dışarı kaçmaya çalışma gibi davranışları sergileyemez. 

Kedi kısırlaştırmanın faydaları nelerdir?

  • Kediniz dişi ya da erkek olsun fark etmez. Karşı cinsten kedileri bulmak için evden kaçmayı deneyebilir. Ev kedileri dışarı kaçtığında sokakta yaşayan kediler tarafından hırpalanabilir, trafik koşullarını bilmediği için kazalar yaşayabilir, korkuyla hareket ettiği için yüksek yerlerden düşüp zarar görebilir. Ayrıca birçok bulaşıcı hastalığı kapabilir. Kısırlaştırma işlemi kedinizin dışarı kaçma eğilimini azaltır ve saydığımız olumsuz risklerin önüne geçer.
  • Cinsiyet hormonlarının etkisiyle birçok kedi olduğundan daha saldırgan olabilmektedir. Kısırlaştırma işlemi sonrası kediniz bu davranışlardan vazgeçecek ve daha uyumlu bir birey haline dönüşecektir.
  • Kediler doğal olarak çok fazla sayıda üremek üzere programlanmıştır. Doğal ortamlarında ancak bu şekilde varlıklarını sürdürebilmektedirler. Ancak günümüzde kediler doğalarında değil; evlerimizde ve şehirlerimizde yaşamaktadır. Dolayısıyla onların üremelerini durdurmak, doğalarına saygısızlık göstermek anlamına kesinlikle gelmemektedir. Cinsiyet hormonlarının etkisiyle dişilerde rahim kanseri, rahim iltihabı, meme kanseri gibi birçok hastalık meydana gelebilmektedir. Unutulmamalıdır ki dişi bir kediniz varsa gebe kalmadan geçiştirdiği her bir kızgınlık dönemi onun vücuduna bir zarar verecektir. Boş geçen kızgınlık dönemlerinin sayısı arttıkça kediniz pyometra (rahim iltihabı), meme kanseri, rahim kanseri gibi hastalıklara bir adım daha yaklaşmaktadır. Kısırlaştırma işlemi tüm bu risklerin önüne geçmekte, adeta kedinizin ömrüne ömür katmaktadır. Yurtdışında yapılan araştırmalar, ilk 6 ay içinde kısırlaştırılan kedilerde meme kanseri riskinin %90 oranında azaldığını göstermektedir.
  • Erkek kediler de aynı insanlar gibi hayatının ilerleyen yaşlarında prostat hastalığı olma riski taşırlar. Kediniz yaşlandığında prostat büyümesine bağlı olarak bir çok hastalık yaşayabilir. Kediler herhangi cerrahi bir müdahaleyi gençken çok kolay tolare edebilir. Fakat yaşları ilerledikçe cerrahi girişimlerde risk artmaktadır. Dolayısıyla genç yaşlarda yapılan kısırlaştırmalar, onu uzun bir ömre ve daha az riske hazır tutar.
  • Araştırmalar, kedi sahiplenen insanların ilerleyen dönemlerde en az 1 tane daha sahiplendiklerini göstermektedir. Çok cinsiyetli bir kedi grubu bakmak istediğinizde “istenmeyen gebelik” olgularının önüne geçebilirsiniz. Ayrıca yeni doğacak her yavrun size veteriner masrafı, beslenme ve bakım masrafı gibi maddi yükler oluşturacaktır. Evde bulunan kedi sayısı arttıkça bulaşıcı hastalık, kedilerin geçirebileceği ev kazaları gibi risklerin de artacağını söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra yavruları sahiplendirme konusunun siz için maddi yükten de öne geçeceğini tahmin edebilirsiniz.
  • Genellikle erkek kediler alan hâkimiyeti kurmak için koltuk tırmalama, perdelere idrar yapma gibi davranışlar sergiler. Kısırlaştırma, bu davranışların önüne geçer.

Kedi Kısırlaştırma Süreci

Kısırlaştırma ameliyatları bir veteriner kliniği için en rutin uygulamalardan biridir. Öncelikle bunu aklınızda bulundurmalısınız. Bu, korkularınızı yenmenize yardımcı olacaktır. Kısırlaştırma öncesi, veteriner hekimimiz tüm hayati organların düzenli çalıştığından emin olmak için birtakım kan testleri önerebilir. Kısırlaştırma ameliyatları genel anestezi altında yapılır. Ayrıca sağlıklı bir vücuda yapılması gerekmektedir. Kısırlaştırma sürecinde kediniz kesinlikle neler olup bittiğinin farkında olmaz ve acı hissetmez. Vetix Veteriner kliniği olarak en güvenli anestezi yöntemi olan gaz anestezi kullanmaktayız. Bu sayede anestezi süresi ayarlanabilmekte ve anestezik madde vücuttan çok kısa bir süre içinde atılabilmektedir. Anesteziden sonra kediniz kalp atış hızını, solunum hızını, oksijen seviyelerini ve sıcaklığını izleyen bir monitöre bağlanacaktır. Vücut sıcaklığını korumaya yardımcı olmak için ısıtıcı ped yerleştirilecek ve cerrahi alan traş edilip asepsi-antisepsi kurallarına göre steril edilecektir. Göbek deliğinin hemen altına denk gelen bir yerden minik bir kesi atılacaktır. Sonrasında yumurtalıklar ve uterus çıkarılır ve serviks bağlanır. Sonrasında 3 kat dikiş ile karın boşluğu dikilir. Bu, kedinizin ameliyattan sonra dikişlerini açmaması adına oldukça güvenlidir. Siz, kedinizin karnında açık bir yara veya dikiş görmezsiniz. Kediler yalanmayı sevdiğinden dolayı yara hattı enfeksiyon kapmaması için estetik dikişle kapatılır. Bu, iyileşme sürecini minimuma indirir ve estetik olarak kusursuzdur. Gerekli antibiyotik ve lokal ağrı kesici uygulamaları yapıldıktan sonra kediniz uyandırılmak üzere yoğun bakım kabinine alınır. Kediniz, bilinci yerine gelirken acı çekmemesi için tüm önlemler alınır. Yoğun bakım sürecinde sağlık personelimiz tarafından sıkı bir takip altında tutulur. Kediniz operasyondan çıktıktan sonra yaklaşık 1 saat içinde uyanmış olmaktadır. Uyanma süreci tamamlandığında, tüm hayati fonksiyonlar kontrol edilip sizlere haber verilir. Vetix Veteriner Kliniği’nde yapılan kısırlaştırma ameliyatlarından sonra %99 oranında hastalarımız geceyi kendi evinde geçirebilmektedir.

Kısırlaştırma Sonrası Süreç Nasıldır?

Kediniz anestezi aldığı için ilk gece biraz garip davranabilir ve yemek yemeyebilir. Bazen kusabilir. Bu normal bir reaksiyondur. Ertesi gün tüm bu anormal davranışlar azalır hatta biter. İştahları da bir veya iki gün içinde normale dönmektedir.

Sizlerin operasyon bölgesinden küçük akıntılar görmesi olağandışı değildir. Böyle bir durumda panik yapmanıza gerek yoktur. Sadece bu durumu hekiminize bildirmeniz yeterlidir. Operasyondan 2 gün sonra her şeyin yolunda gidip gitmediğini kontrol etmek amacıyla kontrole çağırılırsınız. Bu ziyaretinizde antibiyotik gibi ek ilaçlar uygulanabilir. Bir Operasyondan sonra, tahrişe veya enfeksiyona neden olabilecek yalanmalardan korumak için Elizabeth yakalık takılabilir.

Kedi Kısırlaştırma Sonrası Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Kedimin Kilosu Değişecek mi?

Östrojen veya testosteron hormonu, doğal bir iştah bastırıcıdır. Bir kedi kısırlaştırılır ve östrojen veya testosteron seviyesi düşerse iştahta bir artış olabilir. Ayrıca, kısırlaştırmadan sonra bir kedinin metabolizmasını yavaşladığı bilinmektedir. Veteriner hekiminiz diyet ve egzersiz seviyesinde bir değişikliğin gerekli olup olmadığını belirlemek için yardımcı olacaktır.

Kısırlaştırılmış Olduğu Halde Kedim Hala Kızgınlıkta Olabilir mi?

Yumurtalıkları alınmış bir kedi normalde kızgınlığa giremez. Fakat bazen dişilerde yumurtalık dokusu, yumurtalık ligamentinden aşağı doğru gözle görülemeyecek şekilde uzanabilir. Binde bir gözükebilen bu durumdan sonra kızgınlık belirtileri görülebilir. Ancak bu çok nadir gözüken bir durumdur ve gebelik riski yoktur.  

Erkek kedilerde böyle bir risk bulunmamaktadır. Testislerin tamamı rahat bir şekilde alınmakta, testosteron hormonu baskılanmaktadır.

Kedi Kısırlaştırma Fiyatları ( 2022 ) Nelerdir?

      Veteriner hekimliği uygulamaları için fiyatlar İstanbul Veteriner Hekimler Odası tarafından belirlenmektedir. Kliniğimiz tecrübesiyle Ümraniye, Ataşehir ve Çekmeköy civarında onlarca hayvan sahibine sorunsuz kısırlaştırma hizmeti vermiştir. Ayrıntılı ücret bilgisi ve aklınıza takılanlar için kliniğimizi arayabilirsiniz.

Kedilerde Hamilelik ve Doğum

Kedilerde Hamilelik ve Doğum

Kedilerde hamilelik kısırlaştırılmayan dişi kedilerin her yıl doğum yapabileceği durumunu oluşturur bu nedenle dişi kediler yıl içinde sık sık üremeye hazır halde olurlar. Kısırlaştırma işlemi yapılmayan ve her an doğuma hazır olan dişi kedi için “kraliçe” denir. Kraliçeler ilkbahardan sonbahara kadar her iki haftada / üç haftada bir kızışmaya girebilir. Kızışma döneminde kediler dışardaysa eğer genellikle hamile kalırlar.

Kedilerde Doğum

Kedilerin Hamilelik Süresi Nedir?

Dişi bir kedinin hamile kalması önlenmedikçe, kısırlaştırılma işlemi yapılmadıysa henüz 4 aylıkken hamile kalabilir. Kedilerde hamilelik süresi yaklaşık olarak 63-65 gün sürer. Yani dişi bir kedinin henüz 6 aylıkken yavru kedisi olabilir.

Dişi kedi çiftleştikten sonra hamile kaldığında karnı yaklaşık 30 gün sonra büyür. Kedilerde hamilelik kac ay sürer bilmeyenler için yaklaşık 2 ay 5 gündür. Bu süre içinde kedinizin doğumuna hazırlıklı olmalısınız. Dişi kedi gebe kaldıktan 2 -3 hafta sonra, hamilelik devam ederken ortaya çıkan bir başka semptom, meme uçlarının genişlemesi ve kızarması / pembeleşmesidir.

Kedilerde ilk hamilelik belirtileri başladığında kedinizin hamile olup olmadığını öğrenmek için veteriner hekiminizden randevu almanız gerekir.

kedilerde hamilelik süresi

Kedilerde Hamilelik Teşhisi Nasıl Koyulur?

Dişi kedinin hamile olup olmadığını anlamak için karnına dokunmak ve karnını hissetmek yeterli olmayacaktır. Çünkü her karın şişliği hamilelik belirtisi değildir. Bazı hastalıklar karın bölgesinde şişme oluşturabilir. Kedilerde hamilelik ultrason ile hamileliğin 16. gününden sonra belli olabilir. Ultrason ile kedinizin hamile olup olmadığını öğrenebilirsiniz fakat anne kedinin kaç tane yavru beklediğini tespit etmek mümkün değildir. Röntgenler ile anne kedinin kaç tane yavru taşıdığı saptanabilir ancak bu da her zaman doğru sonuç vermeyecektir.

Kedilerde hamilelik testi için geliştirilen spesifik hamilelik testleri yoktur. Ancak hamileliğin 16. gününden sonra ultrason, röntgen, karın muayenesi ya da laparoskopi yöntemleri ile teşhis koyulabilmektedir.

Kedilerde Hamilelik Belirtileri Nelerdir?

Kedilerde hamilelik belirtileri nelerdir konusunda bilgi sahibi olmak kedi sahiplerinin hamilelik sürecini kolay bir şekilde yönetmelerini sağlar. Kedilerde hamilelik belirtileri ilk birkaç hafta içinde gözükmez ancak ilerleyen haftalarda hamile bir kedi birtakım belirtiler göstermeye başlayacaktır. Kedilerde en belirgin hamilelik belirtileri ise şu şekildedir:

  • İlk olarak meme uçlarında pembeleşme meydana gelir. Meme uçlarında meydana gelen değişiklik hamileliğin en önemli belirtisidir. Hamileliğin 2. ve 3. Haftasında kırmızı / pembe meme uçları belirginleşmeye başlar.
  • İnsanlarda olduğu gibi kedilerde de hamileliğin ilk evrelerinde bulantı / kusma oluşabilir. Ancak kedilerde kusma birçok ciddi hastalığın da habercisi olabileceği için kusma durumunun anormal seyrinde acilen veteriner hekiminize danışmalısınız.
  • İştah artışı kedilerde hamilelik belirtileri arasında en belirgin belirtiler arasında yer alır. Kediniz sağlıklı bir kediyse özellikle hamilelik döneminin sonlarına doğru iştahı iyice artacaktır.
  • İştahın belirgin şekilde artması nedeniyle anne kedinin kilo alması da kedilerde hamilelik belirtisi olarak ortaya çıkar. Sağlıklı bir kedi hamilelik süresince ortalama olarak 1-2 kilo alabilir.
  • Kedilerde hamilelik aşamaları için son aşamaya gelindiğinde anne kedi, yavrularına bakabileceği bir yer arayışına girer. Karnı iyice şiş olan kedi evin içinde kendi ve yavruları için nispeten daha izole, sessiz ve karanlık bir bölge arayışına girecektir. Yavruları için yuvasını daha rahat hale getirmek isteyen anne kedi evin içinde bulduğu kağıtları, havluları yuvasına taşıma davranışları sergileyebilir.
kedilerde hamilelik

Kedilerde Hamilelik Süreci Nasıldır?

Kediler hamilelikleri süresince normal diyetlerinin yaklaşık 1,5 katını yerler. Hamilelik süresince veterineriniz hekiminizin tavsiye ettiği hamile / emziren kedi mamasına geçmeniz gerekecektir. Hamile kedilerde beslenme normal kedilerin beslenmesinden çok daha fazla besin değeri yüksek diyetlerden oluşmalıdır.

Hamilelik ve emzirme için gerekli olan ek besinleri sağlamak, verilen öğün sayısını artırmak ve hamile kediler / yavru kediler için formüle edilmiş bir diyete geçiş yapmak bu aşamada gerekli olacaktır. Yavru kedilerin anne karnındaki gelişimi için besin değeri yüksek mamalara geçiş yapmak bu nedenle çok önemlidir. Ancak anne kedi doğumdan ve emzirme dönemi bittikten sonra normal diyetine geri dönmelidir. Çünkü besin değeri yüksek mamalar bu sefer kedinin bünyesine zarar verebilir ve protein fazlalığı nedeniyle sağlık sorunları meydana gelebilir. Kedinizin ne zaman normal öğününe dönmesi gerektiğini bilmiyorsanız eğer veteriner hekiminize danışabilirsiniz.

Anne kedinin bir hastalığı varsa eğer acilen tedavisi yapılmalı ve kedinin güç kazanması sağlanmalıdır. Aksi taktirde kedinin yavruları da bu durumdan etkilenebilir. Kediniz eğer iç ve dış parazit uygulamalarına veya ilaca ihtiyaç duyuyorsa tedavinin onlar için güvenli olduğundan emin olmak için önce veteriner hekiminize danışmanız gerekir. Aşıların çoğunun hamilelik sırasında uygulanmasıi güvenli bir durum oluşturmadığı için, hamilelikten önceki süreçte aşı yaptırmak en iyi seçenek olacaktır.

Kedilerde Ne Zaman Doğurur

Kediler Ne Zaman Doğurur?

Kedinizin doğumu yaklaştığında karnı iyice şiş olur ve evin içinde yavrularını doğurabileceği bölge arayışına girer. Bu dönem geldiğinde anne kediye yardım edip onun rahatça doğum yapabileceği; sesten, gürültüden uzak; hijyenik, konforlu ve nispeten daha karanlık bir ev bölümünde bakımlarını sağlayabileceği yuva hazırlamalısınız. Hamile kedinizin doğumdan önce bölgeyi sık sık ziyaret etmesine izin vermeniz gerekir. Böylece bölgeye alışır, daha rahat ve güvende hisseder.

Eğer hazırladığınız ortam doğum için uygunsa anne kedi bu bölgeyi hemen kabul edecektir. Ancak yuvayı başka bir yere taşıma davranışı sergiliyorsa bunu yapmasına izin vermeniz gerekir. Hamileliğin son evrelerinde kedinizin dışarı çıkmasına izin verirseniz, dışarı çıktığı zamanlardan birinde doğumu dışarda gerçekleştirebilir. Bu nedenle kedinizin ve doğacak olan yavruların güvenliğinden emin olmak için dışarı çıkmasını engellemeniz gerekir.

Doğumdan yaklaşık 2 hafta önce, kediniz yuvalama moduna geçeceği için farklı davranışlar sergileyebilir. Bu dönemde anne adayı kedi daha gergin ve huysuz davranışlar sergileyebilir, hırçın davranabilir. Hatta bu süreç emzirme sürecinde de devam edebilir. Bu durum da tamamen normal bir süreçtir ve kedinin hormonları emzirme döneminden sonra düzene girdiğinde davranışları da eskisi gibi olur.

Kediler genellikle doğum yapmadan 24 saat önce yemek yemeyi bırakırlar ve hamile kedilerde ateş 37,7 derecenin altına düşer. Bunu gözlemlediğiniz zaman doğumun artık çok yakın zamanda (24 saatin içinde) gerçekleşeceğinden emin olabilirsiniz. Kedinin doğumu yaklaştığında son kez her şeyi kontrol edin ve veteriner hekiminizle olası durumlardaki müdahaleler için bir telefon randevusu talep edin. Böylelikle doğumla ilgili bir şey ters gittiğinde ya da ne yapmanız gerektiği hakkında bilgi sahibi olmak için anlık destek alabilirsiniz.

Zor doğumlar kedinin ve yavrularının hayatını riske sokacak durumlar oluşabilir. Bu nedenle kedilerde doğumun doğasını bilmek normal doğumun ve zor doğumun arasındaki farkı bilmek açısından oldukça önemlidir. Zor doğumlarda kedinizi acilen bir veteriner kliniğe kaldırmanız gerekebilir. Zor doğum sayılabilecek durumlar ise şu şekildedir:

  • Anne kedinin vücut ısısının 39.4 dereceden yüksek olması
  • Fetüsün sıkışması (Bu durumda anne kedi çok ağrılı olur)
  • Yirmi dakikalık doğum sürecinin sonunda bir yavru kedinin dışarı çıkmadığı durum
  • Vulvada meydana gelen kan kaybının fazla olması

Doğum esnasında bu gibi durumlar gözlemlendiğinde acilen veteriner hekiminize danışmalısınız.

Kedilerde Egzema – Belirtileri , Tedavisi

Kedilerde Egzema – Belirtileri , Tedavisi

Kedilerde egzama atopik dermatit olarak da bilinen kaşıntılı bir cilt hastalığıdır. Kediler birçok şeye karşı alerjik reaksiyon oluşturabilirler. Kedilerde yaygın olarak dış çevreden polenler, kauçuk, ev içinde toz, çeşitli yiyecekler alerjik reaksiyonlara neden olmaktadır. Egzamanın neden olduğu cilt lezyonları kedinin vücudu üzerinde çeşitli bölgelerde görülebilir. Kedilerin çenesinde çıkan sivilce görünümlü deri lezyonları da alerjen karakterdeki belirtilerdendir.

Kedilerde Egzema

Kedi Egzaması Nedir?

Kedilerde alerjik egzama bir kedinin soluduğu veya dokunduğu bir alerjene karşı gelişen cilt reaksiyonları sonucunda oluşur. Kedinin alerjene gösterdiği tepki sonucunda lezyonlu cilt kızarır, patlar ve kaşınmaya başlar. Egzama köpeklerde ve insanlarda da sık görülen ve rahatsız edici kaşıntısıyla bilinen bir cilt rahatsızlığıdır. Bu nedenle egzama belirtileri ortaya çıkmaya başladığında kedi bu bölgeyi çok şiddetli bir şekilde kaşır ve cilt lezyonu kanar, şişer ve yayılma gösterebilir. Kedilerde egzama lokalize olarak ortaya çıkar ancak tedavi edilmezse tüm vücuda yayılabilir.

Kedilerde Egzama / Atopik Dermatit Belirtileri Nelerdir?

Kedilerde egzama belirtisi alerjik yönden insanlarda meydana egzama ile aynı özelliklere sahipken, sadece kedilere özgü egzama belirtileri de hastalığın diğer belirtilerini oluşturur. Kedilerde egzama belirtileri ise şu şekildedir:

  • Pullu ve dökülmüş görünümlü cilt
  • Renk değiştiren cilt dokusu
  • Sertleşmiş cilt
  • Kedinin kaşınma esnasında öbek öbek tüy koparması
  • Hasar görmüş, çizilmiş cilt
  • Kırmızı renkte ince ve uzun lezyonlar
  • Deri üzerinde tahrişten kaynaklı sıcak bölgeler
  • Deri lezyonunun kötü kokması
  • Kulaklarda kulak içi tahriş (bazı durumlarda enfeksiyonlu olabilir)
  • Egzamanın bacak arasında, anüs bölgesinde, sırtta ya da karın bölgesinde olduğu durumlarda aşırı yalanma ve kaşınma
  • Sık sık kaşınma
  • Huysuzluk
  • İştahsızlık
  • Davranış değişikliği
  • Çene aknesi

Türündeki belirtiler kedilerde egzama olduğu durumlarda sıkça rastlanan belirtilerdir. Kedinizde bu belirtilerin bir ya da birkaçını görüyorsanız vakit kaybetmeden veteriner hekiminize danışmanız gerekir.

Kedilerde Egzama / Atopik Dermatitin Oluşma Nedenleri Nelerdir?

Kedilerde egzama cilt rahatsızlığı çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkabilmektedir ve her kediye göre değişkenlik gösterebilmektedir. Atopik dermatit alerjik bünyedeki kedilerde daha sık ortaya çıkar ve nüksetme eğilimi gösterir. Bu nedenle egzamanın altına yatan neden saptandığında kediyi mümkün olduğunca sebep olan faktörden korumak gerekir. Kedilerde egzama evde tedavi için öncelikle kedinizin maruz kaldığı alerjenin ne olduğunu tespit etmeniz gerekmektedir.

Kedilerde atopik dermatite yol açabilen durumlar şu şekildedir:

 

  • Süt ürünleri tüketimi
  • Ev tozu, toz akarları solunması
  • Ağaçlar
  • Dış çevreden polen solumak
  • Pirelerin ısırması
  • Yün, naylon, plastik veya kauçuk gibi maddelere karşı aşırı hassasiyet durumlarının gelişmesi
  • Tahıllı yiyecekler, gıda boyalı yiyecekler, katkı maddeli besinler
  • Küf sporları
  • Böcek proteinleri
  • Genetik yatkınlık
  • Turuncu renkteki kediler
  • Safkan kediler
  • Coğrafi faktörler
  • Endokrin hastalıkları
Kedilerde Egzema Belirtileri

Kedilerde Egzama / Atopik Dermatit Teşhisi Nasıl Olur?

Kedilerde egzamanın belirtileri tipik özellikler taşır ve genellikle veteriner hekiminiz egzama teşhisini koyma konusunda gecikmez. Ancak bazı durumlarda, özellikle de altta yatan bazı hastalıklar da varsa tanıdan emin olmak için bazı testlere ihtiyaç duyulabilir.

Egzama teşhisinde kedinin hastalık geçmişini veterinere bildirmek çok önemlidir. Daha önce hangi hastalıkları geçirdiğini, kronik bir hastalığı olup olmadığını, sürekli kullandığı bir ilacın olup olmadığını ve kedinizin nelere karşı alerjisinin olduğunu veteriner hekiminize muayene sırasında bildirmeniz gerekir. Egzamalı bölge için atopik dermatit testi yapılır ve öncelikli olarak gıda alerjisi yapabilecek durumların üzerine gidilir.

Muayene esnasında cilt üzerinde meydana gelen lezyonların enfeksiyon kapıp kapmadığı kontrol edilir ve antikor testine ihtiyaç duyulabilir.

Veteriner hekim kedide egzama teşhisini koyduktan sonra alerji testlerini yapma aşamasına geçer. Alerji testleriyle kedinin vücuduna çeşitli alerjenler sokulur ve bu şekilde kedinin neye karşı alerjisi olduğu tespit edilir.

Kedilerde Egzama / Atopik Dermatit Tedavisi Nasıl Olur?

 

Kedilerde egzama tedavisi alerjen maddeyi kediden uzaklaştırma ile sağlanır. Kedinin bu aşamada hala neye karşı alerjisi olduğu bilinmiyorsa kedi sahibinin bunu deneme yanılma yöntemiyle test etmesi gerekebilmektedir.

Kedilerde Egzema Tedavisi

Kedilerde egzama ilaçları için veteriner hekiminiz kedilerde egzama kremi, solüsyon, pomad reçete edebileceği gibi ağız yoluyla alınan ilaç tedavisine de başlayabilir. Kedilerde egzama farklı şiddette ve yoğunlukta görülebilir ve belirtileri de kediden kediye değişebilir ancak egzamanın neden olduğu karşı konulamaz şiddetli kaşıntı her kedide görülür. Kedilerde egzamaya ne iyi gelir seçeneklerini uygularken, kedinin lezyonlu bölgeyi sürekli kaşımaması için de tedavi süresince kediye Elizabeth yakasının takılması önerilmektedir.

Kedi Aknesi – Çene Altı Siyahlıklar

Kedi Aknesi – Çene Altı Siyahlıklar

Kedi aknesi kedilerde yaygın olarak görülen bir cilt rahatsızlığı durumudur. Kedi aknesi çene etrafındaki kıl köklerinin tıkanması sonucunda oluşur ve bu bölgelerde içi iltihap dolu apseler ortaya çıkabilir. Aknenin oluştuğu bölge kedinin kaşımasıyla daha kötü hale gelebilir ve bakteriyel enfeksiyonlar görülebilir.

kedi aknesi

Kedi Aknesine Neden Olan Durumlar Nelerdir?

 

Kedi aknesi neden olur tam olarak sebebi bilinmemektedir. Birçok kedi hayatındaki bazı dönemlerde kedi aknesi cilt rahatsızlığı geçirebilir. Alerjik bünyeli kedilerde, bağışık sistemi zayıf olan kedilerde kedi aknesinin daha sık gerçekleştiği gözlemlenmiştir.

 Birden fazla kedinin bulunduğu ortamlarda da kedi aknesinin görülme olasılığı daha fazladır. Sebebi tam olarak bilinmese de klinik vakalar kedi aknesinin genetik aktarımla daha sık gerçekleşebileceğini göstermektedir.

 Araştırmalar sonucunda üst solunum yollarını etkileyen bazı virüs çeşitlerinin kedi aknesi oluşumuna zemin hazırladığını göstermektedir. Kedi aknesini oluşturan bir diğer durumun da yağ bezlerinde üretilen sebum miktarının artması sonucunda gerçekleştiği düşünülmektedir. Sebumda yağlı maddenin yüksek miktarda üretimi kıl köklerinin tıkanmasına sebep olabilmektedir.

 Kedi aknesi bağışıklık sisteminin zayıf olması ve bazı kedi hastalıklarının ortaya çıkması sonucu daha sık görülmektedir. Klinik vakalarda gıdaların ve çevresel faktörlerin neden olduğu durumlar da yaygın olarak gözlemlenmektedir. Aşırı cilt hassasiyetine sahip kedilerde akne gibi deri problemleri daha sık görülmektedir. Hastalık sonucu tüy sağlığı yerinde olmayan kedilerde de akneye sık rastlanmaktadır.

kedi aknesi siyahlık nedenleri

Kedilerde Akne Belirtileri Nelerdir?

 

Kedi ağız aknesi kedinin çenesinde deri lezyonları olarak görülen belirtilere sahiptir. Çene derisi akne nedeniyle daha sert ve daha kırmızı bir görüntüye sahip olurken deri altında gözüken siyah noktalar / lezyonlar da aknenin belirtileri arasındadır. Bazı durumlarda çene altındaki lezyonlu bölgeden akıntı gelebilir ve iltihap belirtileri oluşmaya başlayabilir. Kedi aknesi sağlıklı kedilerde ağrılı ve çok şiddetli bir kaşıntıyla karakterize değildir. Ancak hasta kedilerde, özellikle de alerjik reaksiyona yatkın kedilerde lezyonlar genellikle iltihaba dönüşür ve çene bölgesi ağrılı / kaşıntılı bir hal alır. Kedilerde akne belirtileri diğer hastalıklardan kaynaklanan belirtilere de sahip olabilir. Kedilerde akne saçkıran ya da mantar enfeksiyonu geçiren kedilerde deri hastalığı belirtisi olarak ortaya çıkabilmektedir.

kedi çene altı siyahlıklar

Kedi Aknesi Nasıl Tedavi Edilir?

Kedi aknesi tedavisi için kedinin veteriner hekim tarafından muayene edilmesi gerekir ve hastalığın doğrultusunda tedaviye başlanmalıdır. Akne bölgesinin temizliğinin daha kolay olması için ve kullanılan ilaçların daha iyi etki edebilmesi için öncelikle çene altı tıraşlanmalıdır. Tıraşlanan bölgede aknenin varlığı ve yoğunluğu daha açık bir şekilde görülecektir ve önlemlerin alınması bu sayede daha kolay olacaktır.

Akne nedeniyle hasar görmüş cilt antiseptik solüsyonlar ile iyice temizlenmelidir ve iltihaplı yapıdaki aknelerin içi boşaltılmalıdır. Kedi aknesi nasıl geçer, bazı vakalarda akneler içi iltihaplı yapıya sahip olur ve bu durumda tedavinin daha uygun şartlarda gerçekleşmesi için komedoların / apselerin içinin boşaltılması gerekir. Kedinin temizlenen bölgeyi kaşıması tedavi sürecini yavaşlatacağı için tedavinin başından sonuna kadar veteriner hekiminizin tavsiyesi üzerine kediye elizabeth yakası takılabilir.

Kedilerde akne tedavisi için kedi aknesi ilacı topikal ilaç seçeneklerinden oluşmaktadır. Topikal ilaçlar ile uygulanan tedavi enfeksiyona bağlı olarak gelişen her durum için etkilidir. Veteriner hekiminiz ayrıca iltihabın şiddetine göre yaşanan ağrılı durumlar için steroid kullanımına başlanmasını tavsiye edilir. Steroidler topikal olarak uygulanmasının yanı sıra ağız yoluyla ya da enjeksiyon yoluyla da uygulanabilmektedir.

Bazı durumlarda aknenin şiddetine göre antibiyotik ilaç kullanımına başlanabilir ancak genellikle buna ihtiyaç duyulmaz. Akne tedavisi için kedi aknesi kremi ile topikal tedavi yöntemi daha yaygındır.

kedi çene altı siyalıklar

Kedi Aknesini Önlemek İçin Neler Yapmak Gerekir?

Kedi aknesine ne iyi gelir çözüm yöntemleri arasında kedi aknesinin ortaya çıkmasını önlemek de yer alır. Yapısal olarak kedi aknesi kronik bir cilt problemidir ancak kedinin uygun tüy bakımı düzenli bir şekilde yapılırsa kedi aknesinin görülme olasılığı azalacaktır.

Her hafta düzenli olarak kedinin tüyleri taranmalıdır ve özellikle kıl köklerini açmaya yardımcı olmak için çene bölgesi nazikçe fırçalanmalıdır. Aknenin nüksetmesini önlemek için altta yatan hastalık sebepleri ve alerjik reaksiyon durumları için önlem almak gerekmektedir. Kedinin mama ve su kapları her daim temiz olmalıdır ve plastik kullanımından kaçınılmalıdır.

Kedi Herpes Virus Hastalığı ( FHV ) – Feline Herpesvirus

Kedi herpes hastalığı virüsü, diğer adıyla kedi rinotrakeit virüsü en genel anlamda kedi gribi / kedi nezlesi virüsüdür. Herpes virüsü bulaşıcılık özelliği çok yüksek olan bir virüstür.  Herpes virüsü kedilerin vücudunda konaklamaya başladığında genellikle üst solunum yollarına, göze ya da ağız mukozasına yerleşirler ve yayılırlar. Herpes virüsü nadir de olsa akciğerlere yerleşme özelliğine sahip bir virüstür.

Kedilerde Herpes Virus En Çok Hangi Kedilerde Görülür?

Herpes virüsü kedilerde çok yaygın görülen çok yüksek bulaşıcı özellikte bir virüstür. Herpes virüs kedi vücuduna bir kez girdiğinde kedinin yaşamı boyunca vücudunda yaşamaya devam eder. Çevresel faktörlerin ve stresin etkisiyle de virüs tekrar kedide enfeksiyon belirtileri oluşturmaya başlar.

Herpes virüsünden korunmak için yavru kedilerde ve yetişkin kedilerde düzenli olarak karma aşısının yapılması gerekir. Herpes virüs her yaştan ve ırktan kediye bulaşabilme özelliğine sahiptir. Ancak herpes virüsü hızlı yayılma özelliği gösterdiği için barınaklardaki kedilerde ve bir arada yaşayan kalabalık kedi popülasyonu yerlerde görülme olasılığı daha yüksektir. Herpes virüsünün sebep olduğu enfeksiyon hastalığı genç yaştaki kedilerde ve yaşlı kedilerde daha sık görülür. Özellikle yavru kedilerde hastalık farenjit şeklinde bir seyre sahip olabilir. Bağışıklık sistemi baskılanmış kediler bu nedenle herpes virüsünün belirtilerini de daha şiddetli geçirirler. Kedilerde virüs bu nedenle acil karantina önlemleri de gerektirebilir.

Herpes virüsü her cinsten kedi grubunda görülebileceği gibi aşısız kediler de bu hastalığa en sık yakalanan kedi grubunda yer alır. Herpes virüsünden korunmak için aşı olmamış kediler sokağa çıkmasalar dahi hasta olabilirler. Bu nedenle kedi evde yaşadığı için kedinin aşılarını yaptırmamak yanlıştır. Herpes virüsü yüksek derecede bulaşma özelliğine sahip olduğundan risk her zaman olacaktır.

Her hastalıkta olduğu gibi herpes virüsü hastalığında da stres altındaki kediler hastalığın semptomlarını daha yoğun yaşarlar. Stresli bir kediye herpes virüsü bulaştıysa eğer tedavi ile birlikte onu strese sokan diğer faktörleri de ortadan kaldırmak gerekir. Çünk stresli kediler sağlıklarına doğrudan kavuşamazlar.

Kedilerde herpes virüsü hiçbir koşulda insana bulaşan bir hastalık değildir.  Kediler arasında en yaygın olarak görülen herpes virüsü kalisivirüs ile birlikte kedilerde grip ve nezle durumlarının yaşanmasına sebep olur.

Kedilerde Herpes Virus (FHV) Nasıl Bulaşır?

Herpes virüs inatçı karakterde bir virüstür. Bir kez kedinin vücuduna yerleştikten sonra orada yaşamaya devam eder ve kedinin bağışıklık sistemi zayıfladığında tekrar ortaya çıkabilir ve bulaşma özelliğiyle de yayılmaya devam eder.

FHV virüsünün bulaşma şekli ise öncelikle solunum yoluyla gerçekleşir. Herpes virüsü taşıyan bir kedi bu hastalığı başka bir kediye salyasıyla, burun ve göz akıntısıyla, öksürme ve hapşırma yoluyla bulaştırır. Bu aşamada aynı ortamda bulunmaları yeterli olacaktır. Aynı kaptan yemek yemeleri, su içmeleri de hastalığın bulaşma riskinde etkin rol oynar.

Herpes virüsü anne kediden yavru kediye hastalığın aktarılması şekliyle de bulaşabilir. Bu aşamada yavru kediler bağışıklık sistemleri henüz gelişmediği için hastalığı daha şiddetli geçirebilir. Eğer uygun tedavi yapılmaz ise yavru kedilerde genellikle göze yerleşen herpes virüsü yavru kedide göz kaybına neden olabilmektedir.

Kedilerde Herpes Virus (FHV) Belirtileri Nelerdir?

Kedilerde herpes virüsü hastalığının belirtileri insanlarda grip hastalığının belirtilerine benzer özellik gösterir:

  • Yüksek ateş
  • Ağızdan salya gelmesi
  • Burun akıntısı
  • Nefes almada zorluk
  • Göz akıntısı (daha sık yavru kedilerde görülür. Yavru kedilerde herpes virüsü genellikle göze yerleşir.)
  • İştahsızlık
  • Halsizlik, yorgunluk, depresyon

 

Kedilerde Herpes Virus (FHV) Tedavisi Nasıl Olur?

 

Kedilerde herpes tedavisi semptomları iyileştirmeye yönelik olacaktır. Virüsün bulaştığı kediler bu hastalığı çok hafif seyirde atlatabileceği gibi bağışıklık sistemi zayıf olan kediler belirtileri daha şiddetli geçirebilmektedir.

 

Kedilerde herpes virüsü genel olarak kedilerde soğuk algınlığı ya da grip gibi hastalıklara yol açtığı için hastalık tanısında kedi gribine sebep olan virüsün hangi çeşit olduğunu bilmeye genellikle ihtiyaç yoktur. Kedilere bulaşan herpes virüsü kalisivirüsle birlikte kedi gribini oluşturan en büyük sebeplerdir. Herpes virüs ve kalisivirüs birbirine benzer semptomlara sahip olsalar da bazı belirtiler virüsün karakterine özgü semptomlar gösterebilir. Eğer veteriner hekim kedi gribine sebep olan virüsün hangi virüs olduğunu öğrenmeye ihtiyaç duyarsa ağızdan ve gözden salgı örnekleri alır ve laboratuvar testleri sonucunda virüsün çeşidi öğrenilir.

 

FHV’li kediler için herpes virüs tedavisi antibiyotik tedavisidir. İnsanlarda olduğu gibi kedilerde de grip için antibiyotik çok etkilidir. Antibiyotikler ile solunum yolu enfeksiyonunun neden olduğu hasar engellenmiş olur.

 

Antibiyotik tedavisi devam ederken kedinin diyetine çok dikkat etmek gerekir. Kediler bu dönemde stresten uzak tutulmalıdır ve besleyici öğünler içeren bir diyete başlanmalıdır. Her daim kedinin sıcak kalmasını sağlamak da çok önemlidir. Kedinin iştahı yoksa hasta kediler için özel olarak üretilmiş çok yüksek besleyici değeri olan ıslak mamalardan tüketilmelidir. Düzenli olarak su içip içmediğini kontrol etmek, düzenli olarak burun ve göz akıntılarını silmek de kedi sahibinin ev bakımında yapabilecekleri arasında yer alır.

Kedilerde FIV Hastalığı – Kedi Aids Hastalığı

Kedilerde FIV hastalığı kedilerin bağışıklık sistemine etki eden ve yalnızca kedileri etkileyen bir virüs olma özelliğine sahiptir. FIV virüsünün sebep olduğu kedi aids hastalığı bulaştığı andan itibaren yıllar boyunca hastalık semptomlarını gizleyebilen bir hastalık olduğu için hastalığın teşhisi bazı durumlarda daha geç zamanlarda gerçekleşebilir.

Kedilerde FIV Nedir?

Kedilerde FIV virüsünde hastalık belirtilerinin görülme oranı çok düşüktür. Aids hastalığı bir kedi için yıllarca teşhisi koyulamayan bir hastalık olabilir. Kedi aidsini insanlarda görülen aids hastalığı ile karıştırmamak gerekir. Kedi aidsi hastalığının virüsü FIV ve insanlarda görülen aids hastalığının virüsü HIV aynı virüs grubunda yer alsalar da ikisi de farklı canlı grubunu enfekte eder. Bu nedenle kedilerde görülen FIV virüsü kesinlikle insana bulaşma özelliğine sahip değildir.

Kedi aidsi hastalığı doğrudan kedilerde bağışıklık sistemi ile ilgilidir ve bağışıklık sistemini zayıflatır. FIV virüsü bu nedenle her kedi için değişkenlik gösterebilen bağışıklık sistemi düşüşü ile alakalı semptomlara neden olur. FIV virüsünün mevcut olan farklı türleri kedilerde aids hastalığı belirtilerinin çok daha şiddetli geçmesine neden olabilmektedir.

Kedilerde FIV Hastalığı – Kedi Aids Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Kedilerde AIDS hastalığı FIV virüsünün bulaşmış olduğu bir kedinin salyasını başka bir kediye bulaştırması şeklinde gerçekleşir. Kavga esnasında oluşan ısırıklar kedilerde aids hastalığını bulaştırabilir. FIV virüsünün bir diğer bulaşma şekli ise kan ile gerçekleşen bulaşmadır. FIV virüsü taşıyan bir kediden alınan kan başka bir kediye nakledilirse aids hastalığı bulaşmış olur.

FIV virüsü ile enfekte olmuş anne kediler yavrularına çok büyük bir olasılık ile aids hastalığını bulaştırır. Sokak kedileri tarafından ısırılan kediler için de mutlaka kedilerde AIDS hastalığı FIV testi yapılmalıdır.

Aids hastalığına yakalanan kediler özellikle enfeksiyon hastalıklarına yakalandıklarında hayatları tehlikeye girebilir.

Kedilerde FIV Hastalığı – Kedi Aids Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

FIV virüsü kediye bulaştığında lenf bezleri üzerinden yayılmaya başlar ancak virüsün bulaştığı kediler uzun yıllar boyunca hastalık belirtisi taşımayabilirler. Kedilerde aids hastalığı bu nedenle teşhisi sık koyulan bir hastalık değildir. Ancak hastalığın sonraki dönemlerinde FIV virüsü kedinin bağışıklık sistemini iyice baskılar ve kediler sık sık hasta olmaya başlar. Bağışıklık sistemi iyice zayıflamış olan kediler bu nedenle zararsız gibi gözüken bakteri ve virüslerden bile hastalık kapabilirler. Aids hastalığının sebep olduğu sık hastalanma dönemleri kedinin bünyesini iyice yorar ve zayıf düşürür.

FIV virüsü taşıyan kediler bağışıklık sistemleri zayıflayacağı için birçok hastalık geçirebilirler. Hastalığın mevcut olduğu dönemdeki en genel belirtiler şu şekilde olmaktadır:

  • Diş ve diş eti iltihabı
  • Ağız mukozasında yangı oluşumu
  • Kronik göz iltihabı
  • Göz iltihabı
  • Yeme içmenin azalması / iştahsızlık
  • Kilo kaybı
  • Hapşırma
  • Deride iyileşmeyen yaralar
  • Ciltte meydana gelen kızarıklıklar
  • Normalden daha fazla tüy dökülmesi
  • İshal
  • Yüksek ateş
  • Kansızlık
  • Davranış bozukluğu ve davranışta gerçekleşen değişiklikler
  • Depresyon
  • İdrarı kum kabına yapmama

FIV virüsünün neden olduğu enfeksiyon ile aids hastalığına yakalanan kedilerde klinik belirtiler ortaya çıkmaya başladığında acilen veteriner hekime danışmak gerekir. Kedi aidsi hastalığı kedilerde semptomların görülmeye başladığı zamanlarda kedinin hızla sağlığını kaybetmesine neden olabilir. Zayıflayan bağışıklık sistemleri hastalık semptomları ile mücadele etme konusunda yetersiz olacağı için FIV virüsü taşıyan kedilerin çok iyi bir şekilde bakılması ve hastalıklardan uzak tutulması gerekmektedir.

Kedilerde FIV Hastalığı – Kedi Aids Hastalığı Teşhisi Nasıl Gerçekleşir?

Kedi aidsi hastalığında kandaki antikorlar hastalığın bulaşmasına dair bilgi vermektedir. Bu sebeple aids hastalığını saptamak için aids kan testi yapılır. Eğer kedinizde sürekli tekrarlayan hastalıklar oluyorsa ve bu herhangi bir hastalığa bağlı sebeplerden kaynaklanmıyorsa kedi aids testi her ihtimale karşı yaptırılmalıdır.

“Elisa antikor testi” ile kediye FIV virüsünün bulaşıp bulaşmadığı öğrenilebilir. Kısa süre içinde antikor sonuçlarına ulaşılan Elisa testinde sonuç eğer pozitif çıkarsa FIV virüsüne karşı antikorların oluşmaya başladığı anlaşılmış olur.

Kedilerde antikor testleri yüzde yüz doğru sonuç vermeyebilir ve bazı durumlarda testlerin tekrar yapılması gerekebilir. Eğer kedinize daha önceden FIV virüsünden korunmak için aşı yapıldıysa aşı nedeniyle kanda oluşan antikorlar testin yanlış sonuç vermesine sebep olabilir. Testin yanlış sonuç verebileceği bir başka durum ise anne kedinin sütünün içinde bulunan FIV antikorlarının emzirme yolu ile yavrulara geçmesiyle oluşan durumdur. FIV hastalığı teşhisi için yapılan antikor testinde yavrularda sonuç pozitif çıkabilir fakat bu test sonucu yanıltıcı olabilir. Anne kediden yavru kedilere süt ile taşınan antikorlar yavru kediler altı aylık olduğunda kaybolurlar. Bu nedenle doğru sonuç almak için yavru kediler 6 aylık olduğunda tekrar antikor testi yapılmalıdır.

Elisa antikor testi pozitif çıkan kedilerde teşhisin daha sağlam olması için PCR testinin yapılması da daha iyi olacaktır.

FIV testi yapılan kedilerde pozitif sonuç alınması kedinizde aids hastalığı olduğu anlamına gelmez. Çıkan pozitif test sonucu kedinin FIV virüsü taşıdığını gösterir ancak her FIV virüsü taşıyan kedi aids hastalığına yakalanmış sayılmaz. Kedilerde virüsü bulaşan kediler aids hastalığına yakalanmadan uzun yıllar boyunca sağlıklı yaşayabilmektedirler.

Kedilerde FIV Hastalığı – Kedi Aids Hastalığının Tedavisi Var Mıdır?

Kedilere bulaşan FIV virüsünü yok edecek bir ilaç mevcut değildir ancak kedilerde FIV virüsünün neden olduğu ikincil enfeksiyonlar kedi AIDS tedavisi süresince antibiyotik kullanımı ile engellenir. Kedilerin bağışıklık sisteminin zayıf olması nedeniyle oluşan ikincil bakteriyel enfeksiyonlar ve diğer aids hastalık belirtileri sık sık tekrar eder.

İnterferonlar kedi aids hastalığında kedilerin daha uzun yıllar, sağlıklı yaşamaları için önerilen bir tedavi olabilir. İnsan interferonları kedilerde AIDS hastalığı mücadelesinde etkin bir rol oynar. İnsanlardaki aids hastalığı için geliştirilmiş ilaçlarla da kedilerin aids hastalığı tedavi edilebilir. Eşek otu yağının da bilimsel çalışmalar sonucunda aids hastalığının tedavisinde işe yaradığı saptanmıştır.

FIV virüsünün bulaştığı kediler hayatları boyunca enfekte bir şekilde yaşayacaklardır. FIV virüsünü taşıyan kedilerin aids hastası olup olmayacağı ise belirli bir durum değildir. Kedilerde AIDS aşısı kedilerin FIV virüsüne bağlı olarak aids hastası olma durumunu engeller.

FIV testi pozitif çıkan kediler hayatları boyunca çok iyi bir şekilde bakılmalıdır. FIV testi pozitif çıkan kediler için yapılması gerekenler şu şekildedir:

  • Kaliteli mamalar ile besleyici ve dengeli bir beslenme diyeti sağlanmalıdır.
  • Her sene rutin olarak birkaç kez kan testi ve idrar testleri yapılmalı ve kontrollere götürülmelidir.
  • İnterferon takviyesi yapılmalıdır.
  • Her türlü enfeksiyon hastalıkları ve diğer hastalıkların gecikmeden tedavisi yapılmalıdır.
  • Kedileri bağışıklık sistemlerini zayıflatacak her türlü koşuldan uzak tutmak gerekir.
  • İmmunex gibi bağışıklık sistemini destekleyen şuruplar kullanılmalıdır.
  • Kedinin yaşadığı ortamın, mama ve su kaplarının temiz olması gerekmektedir.

Kedilere FIV virüsünün bulaşmasını engellemek için kedilerde FIV aşısı mutlaka yapılmalıdır. Eğer sokaktan ya da barınaktan bir kedi sahipleneceksiniz mutlaka FIV antikor testi de yaptırmalısınız. FIV için geliştirilen aşılar veteriner hekiminiz tavsiyesi üzerine kediniz için uygulatabileceğiniz aşılardır.

Aynı evde bakılan kediler arasında aids hastalığına sahip bir kedi bulunuyorsa sağlıklı olan kediyi sahiplendirmeniz en doğru tercih olacaktır.