Kedi Gribi – Kedilerde Viral Üst Solunum Yolu Hastalıkları

Kedi Gribi – Kedilerde Viral Üst Solunum Yolu Hastalıkları

Kedi gribi ya da kedilerde üst solunum yolu enfeksiyonu olarak bilinen bu hastalık kedilerde en sık rastlanan viral üst solunum yolu hastalıklarından biridir. Bu hastalık önlem alınmadığı takdirde kedilerin yaşamını tehdit eden viral bir hastalıktır. Kedi gribi hastalığının oluşmasındaki en büyük neden kedi kalisivirüsün (FCV) veya kedi herpes virüsünün (FHV ya da FHV-1) sebep olduğu enfeksiyonlardan kaynaklanır.

Kedi Gribi

Kedilerde Herpes Virüsünün Neden Olduğu Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu Nedir? Nasıl Bulaşır?

Kedilerde görülen üst solunum yolu enfeksiyonu, kedi gribi insana bulaşır mı sorusunu da beraberinde getirmektedir. Kedilerde görülen bulaşıcı virüs hastalıkları arasında en yaygın olarak karşılaşılan herpes virüsü, kedilerde görülen bir virüs olduğu gibi zoonoz özelliğe sahip değildir yani bu virüs insan vücuduna taşınan bir virüs olmadığı gibi kedilerden insanlara bulaşma özelliği de taşımaz. Virüs vücuda girdikten sonra sinir hücrelerine yerleşir ve sinir hücreleri üzerinde canlının hayatı boyunca orada yaşamaya devam eder. Kedilerde üst solunum yolu hastalıkları en çok yavru kedilerde görülse de sadece yavru kedilerde görülmez. Kedi gribi hastalığında her yaştan ve her ırktan kediler risk grubundadır.

Hastalığın bulaşma şekli ise hasta kedinin salgıladığı burun akıntısı, göz yaşı, salya ve hapşırması esnasında etrafa saçılan partiküllerin solunması veya teması ile olur. Bir diğer bulaşma şekli ise anne kedinin yavruya bulaştırdığı durumdur. Hastalık daha çok yavru kedilerde riskli durumlar oluşturmakla beraber bağışıklık sistemi zayıflamış / baskılanmış olan tüm yaştan kedileri etkileyebilmektedir.

Kedi Üst Solunum Yolu Hastalıkları

Herpes Virüsünün Neden Olduğu Üst Solunum Yolu Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Kedilerde herpes virüsü, kalisivirüs ile birlikte kedilerde üst solunum yolu hastalıklarına sebep olmaktadır. Virüs kedinin vücuduna girdikten sonra sinir hücrelerine yerleşir ve genellikle göz ve solunum yolunu kapatır.

Eğer kedinin bağışıklık sistemi güçlüyse üst solunum yolu enfeksiyon hastalığı çok basit bir şekilde atlatılabilir. Ancak iyi bakılmamış, bağışıklık sistemi zayıf olan ya da stres altında olan kedilerde herpes virüsü, ciddi anlamda zarar verebilmektedir. Bu enfeksiyon kedilerde kornea iltihabına ve göz kayıplarına neden olabildiği gibi burun iltihabına da sebep olabilir. Kedi gribi kaç gün sürer sorusu bu aşamada belirsizdir çünkü bağışıklık sistemi zayıf olan kedilerde bir tedaviye başlanmazsa bu süre uzayabilir.

Herpes virüsü tedavi edilmediği takdirde akciğerlere kadar yayılabilmektedir. Akciğerlere yayıldıktan sonra virüs ikincil bakteriyel enfeksiyonları tetikleyebilir ve kedilerde hayati bir risk oluşturur. Ancak üst solunum yolu enfeksiyon belirtilerinin görülmeye başlandığı hastalığın ilk evre zamanlarında tedaviye başlanırsa, kısa süre içinde iyileşme sağlanabilir.

Klinik muayene ile hastalığın teşhisi genellikle el muayenesi ile sağlanır. Klinik muayenede herhangi bir teste genellikle ihtiyaç duyulmaz çünkü kedilerde kedi gribi belirtileri / üst solunum yolu hastalık belirtileri tipik özelliklere sahiptir.

Kedilerin en çok gözünü etkileyen herpes virüsü, hastalığın ileriki aşamasına geçilmeden önce kedi gribi tedavisi gerçekleşirse korneaya daha fazla zarar veremez ve göz kaybı yaşanmaz.

Kedi Grip Viral

Kedilerde Kalisivirüsün Neden Olduğu Üst Solunum Yolu Hastalığı Nedir? Nasıl Bulaşır?

Kedilerde kalisivirüs, herpes virüsü ile birlikte kedilerde üst solunum yolu hastalıklarına sebep olmaktadır. Kalisivirüs vücuda girdikten sonra sinir sistemi, üst solunum yolu sistemi, alt solunum yolu sistemi, mide-bağırsak sitemi ve eklem-kemik sistemini etkilemektedir.

Kedilerde kalisivirüsün sebep olduğu üst solunum ve alt solunum yolu enfeksiyonları kesinlikle insana bulaşan bir hastalık değildir. Virüs dış ortamda insana tutunabilir ve insandan kediye bu hastalık taşınabilir fakat zoonoz bir hastalık değildir.

Kalisivirüs dış ortamda çok uzun süre yaşayabilmesi ile bilinir ve birçok dezenfektana karşı da oldukça dirençlidir. Kalisivirüs aşısız bir kediye çok kolay bir şekilde bulaşabildiği gibi en çok sokak kedilerinde görülür ve bulaşma genellikle sokak kedilerden kaynaklanır. Kalisivirüsün sokak kedileriyle gerçekleşen temas sonucu evdeki kediye bulaşma riski çok fazladır. Bu nedenle ne kadar elinizi yıkasanız da kalisivirüsün direnci yüksek olduğundan bulaşma gerçekleşebilir. Sokak kedileriyle olan temas sonucunda eğer evdeki kedinizin bir aşısı yoksa sizden kedinize hastalığın bulaşma riski oldukça yüksek olmaktadır.

kedi kalisivirus nasıl bulaşır

Kalisivirüsün Neden Olduğu Üst Solunum Yolu Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Herpes virüsünde olduğu gibi kalisivirüsün de aşısı bulunmaktadır. Eğer kedinizin aşısı varsa ve aşılarını düzenli olarak yaptırmaya devam ediyorsanız herpes virüsü ve kalisivirüs hakkında endişelenmenize gerek kalmayacaktır.

Herpes virüste olduğu gibi kalisivirüsten de en çok yavru kediler etkilenmektedir. Özelikle sokak kedilerinde görülen bu enfeksiyon çeşitleri yine en çok sokakta bulaşır. Kalisivirüs herpes virüsün belirtilerini taşımakla birlikte (burun akıntısı, göz yaşı, hapşırık, öksürük) ağız içi yaralara da sebep olur. Birçok sokak kedisi kalisivirüs nedeniyle ağız içi iltihaba sahiptir.

Kalisivirüs kedilerin eklemlerini etkileyerek topallamalarına da neden olabilir. Sinir sistemini ve eklem sistemini etkileyen kalisivirüs bu nedenle kedilerde hareket anlamında birçok probleme neden olmaktadır. Kedi gribi öldürür mü sorusunun cevabı ise eğer tedavi edilmezse kalisivirüs kedilerde ölüme yol açabilir.

Kalisivirüsün bulaştığı kedinin bağışıklık sistemi güçlüyse eğer hastalığı çok hafif seyirde atlatabilir. Ancak bağışıklık sistemi güçlü olmayan kedilerde hayati tehlikeye neden olabilmektedir. Bu nedenle yavru kediler ve aşısız yaşlı kediler risk grubunun başında yer almaktadır. Kedilerin aşılarının yapılması ve düzgün beslenmesi kalisivirüsün ve herpes virüsünün sebep olduğu hastalıklarda kedilerin minimum zararla bu hastalığı atlatması ve kedilerin bağışıklık sistemlerini güçlendirme konusunda çok önemlidir.

Klinik muayene ile hastalığın teşhisi genellikle el muayenesi ile sağlanır. Kalisivirüsün neden olduğu kedi gribi hastalığı tipik belirtiler taşır ve hekimin el ile muayenesi sonucunda çok özel tetkiklere ihtiyaç duyulmadan hasta kediye teşhis koyulur. Hastalığın teşhisinde hastalığın hikayesi ve belirtilerin ne zaman başladığının bilinmesi de bu aşamada büyük rol oynamaktadır.

Kedi Gribi / Kedilerde Viral Üst Solunum Yolu Enfeksiyonunu Oluşturan Diğer Nedenler Nelerdir?

Kedilerde üst solunum yolu enfeksiyonlarının çok büyük bir bölümü (%80-90) viral kaynaklı sebeplerden, herpes virüsü ve kalisivirüsten oluşsa da bakteri kaynaklı diğer sebepler de kedi gribine / kedilerde üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olabilmektedir. Chlamydophila felis ve Bordetella bakterileri üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olabilmektedirler.

Bordetella bakterisi kedilerde hapşırma, burun akıntısı ve öksürüğe neden olabilirken, Chlamydophila felis bakterisi kedileri enfekte ederek konjonktivit denen göz hastalığına neden olur.

Kedilerde üst solunum yolu enfeksiyonu en çok barınaklarda yaşayan kedileri ve kedilerin kalabalık bir şekilde bulunduğu diğer ortamları etkilemektedir.

 

Hangi Kediler Kedi Gribi Hastalığında Risk Grubundadır?

Kedi gribinden en çok etkilenen kediler şu şekilde sıralanabilir;

  • Yavru kediler ve yaşlı kediler bağışıklık sistemleri zayıf olduğu için hastalıktan en çok etkilenen kedi grubundadır.
  • Aşısız kediler hastalığın tüm belirtiler ile birlikte hafif olmayan seyirde atlatılmasına neden olan bir faktör oluşturmaktadır. Aşısız kediler bu hastalığın bulaştığı risk grubundadır.
  • Bağışıklık sisteminin zayıf olması sadece yaş ile alakalı değildir. Kedi lösemisi kedilerde enfeksiyon kapma riskini yükseltir. Bağışıklık sitemini baskılayan ilaçların kullanımı da bu aşamada hastalığın bulaşmasında etkili olacaktır.
  • Stres altında olan bir kedi de risk grubunda yer alır. Stresli kediler sağlıklı olmaz ve virüsler için ideal bir konak haline gelir.
  • Dışarı çıkan kediler enfeksiyonu kapma riskini yukarı taşır ve risk grubuna dahil olur. Kedi gribinin en çok görüldüğü yerler olan sokaklardan bu hastalığın bulaşması an meselesi olabilmektedir.
  • Kedi gribinde en yüksek risk grubunu ise barınak kedileri ve bir arada yaşayan kediler oluşturmaktadır.
Kedi Gribi Belirtileri

Kedi Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu Belirtileri Nelerdir?

Kedilerde üst solunum yolu hastalıklarının büyük bir bölümünü oluşturan herpes virüs ve kalisivirüsün sebep olduğu enfeksiyonların kuluçka süresi sadece birkaç gündür. Enfeksiyon hastalığının belirtileri virüs kedinin vücuduna yerleştikten birkaç gün sonra ortaya çıkar. Hastalığın kuluçka süresi en fazla 10 gündür.

Kedilerde üst solunum yolu enfeksiyon belirtilerinin şiddeti kedinin durumuna ve risk grubuna göre değişiklik göstermektedir. Bazı kedilerde hastalığın belirtileri çok hafif atlatılır ve hastalık çok kısa sürer; bazı kedilerde ise hastalığın belirtileri çok şiddetli olur ve tedavi edilmediği takdirde hastalığın iyileşmesi çok uzun sürebilir.

Kedi gribi kaç gün sürer sorunun yanıtı kedinin ne kadar iyi bakıldığı ve ne kadar erken tedaviye başlandığı ile yakından ilgilidir. Enfeksiyon kapmış bir kedi kendi kendine çok uzun sürelerde iyileşebildiği gibi hastalığın yıkımlarını da çok acı bir şekilde yaşayabilir. Çünkü kedi gribinin tedavisine başlanmazsa eğer kedi sakat kalabilir, gözünü kaybedebilir ve hatta ölebilir.

Kedilerde görülen kedi gribinin en genel belirtileri şu şekildedir:

  • Burun akıntısı
  • Hapşırma
  • Yorgunluk, halsizlik
  • Depresyon
  • İştahta azalma
  • Yüksek ateş
  • Göz akıntısı

Bu belirtiler üst solunum yolu enfeksiyonu hastalığında görülen en genel belirtilerdir. Hasta kedinin klinik belirtileri vücuduna bulaşan virüsün çeşidine göre farklılık gösterecektir. Çünkü herpes virüsünün ve kalisivirüsünün klinik belirti çeşitleri ve belirtilerin şiddeti farklılık göstermektedir.

herpes hastalık belirtileri

Herpes Virüsün Neden Olduğu Üst Solunum Yolu Enfeksiyon Belirtileri Nelerdir?

Herpes virüsü kalisivirüse kıyasla kedilerde daha şiddetli geçirilen üst solunum yolu enfeksiyon hastalığına sebep olmaktadır. Hasta kedi herpes virüsünün neden olduğu bir enfeksiyon geçiriyorsa eğer en belirgin hastalık belirtisi gözün enfeksiyon kapması ve göz akıntısı olacaktır. Korneada meydana gelen ülser de görülebilen belirtiler arasındadır. Ayrıca:

  • Nefes borusu iltihaplanması
  • Hızla kilo kaybına yol açan şiddetli farenjit
  • Öksürük,

belirtileri en belirgin herpes virüs bulaşma hikayesini oluşturur.

Hasta kediler için acilen tedaviye başlanmazsa eğer kedide kalıcı hasarlar meydana gelebilir. Bu kalıcı hasarlar arasında kedinin gözünü kaybetmesi en yaygın olanıdır.

Kalisivirüsün Neden Olduğu Üst Solunum Yolu Enfeksiyon Belirtileri Nelerdir?

Kalisivirüs enfeksiyonu ile oluşan hastalık ise daha hafif seyirde gerçekleşir ve hasta kedi neredeyse göze çarpmayan belirtilere sahiptir. Kalisivirüs enfeksiyonu kapmış bir kedide görülen en belirgin hastalık belirtisi ağız içi yaralar / ülserlerdir. Kalisivirüsün vücudunda konakladığı bir kedi ayrıca herpes virüsten farklı olarak topallayabilir. Topallama sendromu ise özellikle yavru kedilerde görülür. Yavru kedilerde bu hastalık ayrıca zatürre şeklinde görülebilir.

 

Herpes virüsü ve kalisivirüsün neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonu belirtiler aşamasından sonra tedavi edilmezse eğer hastalık ilerleyebilir ve çok şiddetli bir hale gelebilir. Bu aşamada kedilerde burun enfeksiyonu ve akciğer enfeksiyonları oluşabilir. Kısacası kedi gribi tedavisi yapılmazsa eğer hastalık ilerler ve ikincil enfeksiyon riskleri ortaya çıkar. Hastalığın ilerlemesi ile birlikte hasta kedide kalıcı hasarlar meydana gelir. Bu kalıcı hasarlar arasında görülen yaygın hastalık ise kronik rinit denen sürekli gerçekleşen burun akıntısıdır.

Kedi Gribi Öldürür mü

Kedilerde Viral Üst Solunum Yolu Hastalıkları Öldürücü Müdür?

Kedi gribi normalde öldürücü riski bulunan bir hastalık değildir fakat bağışıklık sistemi zayıf olan kediler için öldürücü olabilmektedir. Ayrıca Kalisivirüsün bir türü olan vsFCV virüsü son derece tehlikeli ve öldürücüdür. Fakat bu vsFCV’nin neden olduğu enfeksiyonlar çok nadirdir.

 

Kedi Gribi / Kedilerde Viral Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu Teşhisi Nasıl Koyulur?

Kedinizde üst solunum yolu enfeksiyonu olduğunu düşünüyorsanız eğer mümkün olan en kısa süre içinde kedinizi bir veteriner hekime götürmeniz gerekir. Kedideki üst solunum yolu hastalığının teşhisini veteriner hekiminiz hiçbir teste ihtiyaç duymadan, ayakta muayene ile gerçekleştirebilir. Bu aşamada veteriner hekiminize hastalığın belirtilerinin ne zaman başladığını ne sıklıkla kedinizin bu şikayetleri yaşadığını, kedinizin son zamanlarda hangi ortamlarda bulunduğunu içeren hastalık geçmişi bilgilerini vermeniz teşhis için gerekli bilgiler bütününü oluşturur.

Ancak bazı durumlarda, veteriner hekiminiz bazı tetkiklerin yapılmasını isteyebilir. Bu tetkikler ise şöyledir:

  • Kan testi
  • Ağız ve göz salgısı örneği testi
  • Elektrolit testi
  • Röntgen

Kan testi bu aşamada kedinin hastalık belirtilerinde yer alan diğer semptomları belirlemek için gerekli olabilir. Ağız ve göz salgısı örnekleri ise hastalığa herpes virüsünün mü yoksa kalsivirüsünün mü sebep olduğunu anlamak için alınır. Hastalığa hangi virüsün neden olduğunu öğrenmek genellikle gerekli değildir. Elektrolit testi ile kedinizin susuz kalıp kalmadığı öğrenilir ve eğer enfeksiyonun neden olduğu hastalık ilerlemişse sonraki aşamalarda göğüs röntgenine ihtiyaç duyulabilir.

 

Kedi Gribi / Kedilerde Viral Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu Tedavisi Nasıl Olur?

 

Kedi gribi hastalığında hastalığın tedavisi semptomları gidermek amaçlı yapılır. Bu aşamada önerilen tedavi de hastalığın seyrine ve şiddetine göre farklılıklar gösterecektir. Çünkü semptomların şiddeti her kedide farklılık gösterebilir. Kedi gribi evde tedavi için uygun bir hastalık değildir ancak kedinin hastalığı semptomların hafif görülmesi şeklinde gerçekleşiyorsa veteriner hekiminizin tavsiyesi ile kediniz ev kontrolünde kalabilir.

Semptomların tedavi edilmesi ile başlayan tedavi sürecinde öncelikle kedinin sağlığını en çok etkileyen hastalık belirtisi üzerinde durulur. Eğer hastalık ilerlediyse ve çeşitli komplikasyonlara yol açtıysa hastalığın kapsamına göre tedavi seyri değişiklik gösterebilir.

Kedi gribi için ilaç grubunda yaygın olarak tedavi için öncelikle antibiyotik ilaç tedavisine başlanır. Antibiyotikler üst solunum yolu enfeksiyonunda virüslerin neden olduğu hasarı en aza indirir ve en etkili tedavi şeklidir. Bu nedenle antibiyotikler çok düzenli şekilde kullanılmalıdır.

Kedilerde grip eğer şiddetli bir şekilde gerçekleşiyorsa örneğin burun tıkanıklığı nedeniyle zor nefes alıyorsa buhar soluma tedavisi önerilebilir.

Veteriner hekiminizin tavsiyesi üzerine kedi gribi ilaç yanında takviye olarak kedi interferonunun kullanımına da başlanabilir. İnterferonlar hastalık için destekleyici özelliğe sahip tedavi planını oluşturmaktadırlar.

Tedavi sürecinde antibiyotiklerin kullanımı ve hastalık sebebiyle vücudu yorgun düşen kedilerin çok iyi beslenmesi gerekir. Hasta kedilerin iştahı olmamasından dolayı onları cezbedecek kokulu ve tatlı, yüksek besleyicili ıslak mamalar ile tedavi sürecini mümkün olan en kaliteli mamalar ile geçirmek gerekir. Eğer kediniz ıslak mamayı yemiyorsa bunu mutlaka veteriner hekiminize söylemelisiniz. İştahsızlığı devam eden kedilerin hastaneye kaldırılması ve beslenme tüpüyle beslenmesi gerekebilir. Kedinizin dehidrasyon yaşamaması için su içip içmediğini kontrol etmek de son derece önemlidir.

Kedi sahiplerinin tüm bu tedavi sürecinde kedi gribi evde tedavi için kedilerini mümkün olduğunca sıcak tutmaları, göz ve burun akıntılarını her seferinde yeni bir pamukla ve nazik bir şekilde temizlemeleri, su ve mama kontrolünü sağlamaları gerekir.

 

Kedilerde Karın Şişliği Neden Olur?

Kedilerde Karın Şişliği Neden Olur?

Kedilerde karın şişliği, abdominal genişleme veya karın distansiyonu olarak adlandırılmaktadır. Karın diztasyonu, abdominal genişlemeden farklı olarak genellikle karnın üst bölgesinde meydana gelen şişliğe verilen isimdir. Kedilerde karın şişliğinin birçok anlamı vardır ve erken teşhisle veya doğru müdahale ile çözülebilecek bir sorundur

kedi karın şişliği nedenleri

Kedilerde Karın Şişliği Nedenleri ve Tedavileri

Kedilerde karın şişliğinin nedeni yaşa, cinsiyete bağlı olarak farklı sebeplerden oluşabilmektedir. Bunun için sahip olduğunuz kedileri iyi gözlemlemeniz kedilerde karın şişliği tedavisi için büyük kolaylık sağlamaktadır. Kedinizin mamasını, temasa geçtiği diğer kedileri ve hayvanları, mama haricinde tükettiği diğer besinleri bilmek sorun tespiti için önemlidir. Genelde karın şişlikleri şu sebeplerden olmaktadır;

  • Obezite: Karın şişmesinin nedenlerinden ilk olarak, kedi sahiplerinin sorun olarak görmediği, gözlerine şiirin görünen ama aslında bir hastalık olan obeziteden bahsedebiliriz. Kedilerde yeme bozukluklarından, hareketsizlikten, hormonal dengesizlikten oluşabilen kilo alma durumu önlenmediği sürece obezite hastalığına dönülebilmekte ve kedinizin karnında şişlik oluşturabilmektedir. Böyle bir sorun ile karşı karşıya olduğunuzda veteriner hekime danışmak en iyi çözüm olacaktır.
  • Gaz: Kedilerde yanlış beslenme veya mama değişikliğinden dolayı gaz oluşumu karın bölgesinde şişliğe neden olabilmektedir. Bunun yanında süt ürünleri de kedilerde şişliğe sebep olup karınlarında şişlik yaratabilmektedir. Bu konuda çok endişelenmenize gerek yoktur ancak gaz çıkarımı uzun süre devam eder ve popodan kan gelmesi, ishal gibi rahatsızlıklar da baş gösterirse veteriner hekime gitmenizde fayda var.
  • Diyabet: Kedilerde diyabet yani şeker hastalığı, hem kilodan kaynaklanabilmekte hem de hastalıktan sonra kilo alımı ve karında şişlik oluşabilmektedir. Bu hastalık ise Glargine yani Lantus adı verilen insülin ile tedavi edilebilmektedir.
  • FİP: FİP yani Feline İnfectious Peritonitis hastalığının en önemli belirtilerinden birisi karında şişliktir. Hastalık, Feline corona virüsün etken olduğu bir viral enfeksiyondur. Bu hastalıkta erken tanı çok önemlidir. Erken tanı olmadığı takdirde kesin tedavi mümkün olmayıp, yapılan tedavilerle hastanın yaşam süresi uzatılabilmektedir.
  • İç Parazitler: İç parazitler protozoa ve bağırsak kurtları olarak ikiye ayrılır. Özellikle yavru kedilerde görülen bu rahatsızlık; ortak kum kabı kullanımından dolayı dışkı yeme veya kirli kaptan dolayı olabilmektedir. Aşı ile tedavisi mümkündür.
  • Karın İçi Tümörleri: Çevresel olumsuz faktörler, yanlış beslenme gibi sorunlardan oluşan kanser türlerinden olan karın içi tümörleri kedilerde karın şişliğine sebep olan bir diğer sorundur. Böyle bir durumda elbette veteriner hekimle görüşmeniz gerekmektedir.
  • Asites: Asites, kedilerin bazı sebeplerden dolayı karın boşluklarında sıvı birikmesidir. Bu sıvı dışarıdan şişlik olarak algılanmaktadır. Veteriner hekime başvurulmalıdır.
  • Cushing Sendromu( Hiperadrenokortisizm): Karın şişliğinin nedeni olarak pek az rastlanan bir durum olsa da cushing sendromu da karın şişliğine sebep olabilmektedir. Cushing sendromu ise, adrenal bezin fazla kortizol üretmesi sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Genellikle dişi, orta veya yaşlı kedilerde görülen bu rahatsızlık, diyabet hastalığının beraberinde de ortaya çıkabilmektedir. Tedavi geciktiği takdirde akciğer ve pankreas tümörlerine dönüşebilir. Fakat erken teşhis ile ilaç tedavi ile birlikte hastalık atlatılabilir.
  • Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları: Sindirim sistemi rahatsızlıkları arasında sindirim sistemi tıkanıklığı, karın bölgesinde şişliğe sebep olabilmektedir. Bu rahatsızlığı engellemek ve tedavi etmek için kedinizin yediklerine dikkat edip konserve mama kullanımına geçmenizde fayda olacaktır.
  • Kabızlık (Konstipasyon): Kedilerde dışkılayamama olayından dolayı da karın şişliği görülebilmektedir. Birçok hastalıkta olduğu gibi sebebi kedinizin tükettiği besinlerden kaynaklanabilmektedir.
  • Hamilelik: Kediniz yavru veya erkek değilse hamilelik sebebi ile karın şişmesi mümkündür.
    Köpek Kan Grubu

    Kedilerde karın şişmesi sebepleri ve tedavileri genellikle bu sebeplerden oluşmaktadır. Kedinizin tükettiği besinlere dikkat eder ve rutin veteriner kontrollerini aksatmazsanız bu sorunla karşılaşma ihtimaliniz en az seviyede olacaktır.

    Kediler Neden Titrer?

    Kediler Neden Titrer?

    Kedilerde titreme özellikle yavru kedilerin bir kısmında normal olarak görülse de yetişkin ve yaşlı kedilerde de çeşitli sebeplerden görülebilmektedir. Kediniz, yavru,  yetişkin veya yaşlı olsa da titreme durumu istemsiz yapılan bir eylem olduğu için ciddiye alıp, nedenini anlamaya çalışmalı ve çözüm olmadığı takdirde bir veterinere başvurmalısınız.

    kedi titremesi

    Kedilerde Titreme Nedenleri Neler?

    Kedilerde titremenin çok farklı sebepleri olabileceği gibi aşağıdaki sıralanan rahatsızlıklar en çok görülen rahatsızlıklardır. Kedilerde titreme nedenleri şu şekilde sıralanabilir;

    • Üşüme: İnsanlarda da görülen bir durum olan soğuk havalarda üşümeden dolayı titreme sorunu kedilerde de görülebilmektedir. Eğer kedinizin titreme sorunu bundan kaynaklanıyor ise sıcak bir ortam sağladığınızda geçeceğini göreceksiniz.
    • Hipotermi: Üşümeden farklı olarak vücut sıcaklığının aniden düşmesi de titremeye neden olabilmektedir. Burada çözüm olarak ani ısı yükselmesinden de kaçınmak gerekir. Kedinizin vücut sıcaklığını yavaşça yükseltmeye çalışmalı veya bir veterinere gitmelisiniz.
    • Hipertermi: Hipoterminin tam tersi olan bu sorun, vücut sıcaklığının aniden yükselmesinden dolayı oluşan bir sorundur. İnsanlarda olduğu gibi, vücut sıcaklığı 38-40 derecenin üzerine ulaştığı zaman kediler için tehlike arz etmektedir. Kedilerde ateş ölçümünü popodan yapabilirsiniz ve yüksek ölçüm çıktığı takdirde hipertermi olma ihtimaline karşın veterinere başvurmalısınız.
    • Hipoglisemi: Uzun süreli açlık, iştahsızlık gibi nedenlerden dolayı kan şekeri düşüşünün sebep olduğu bu sorundan dolayı da titreme oluşabilmektedir. Kedilerde iştahsızlığın nedeni ise, genellikle stres ve mama değişiminden olmaktadır. Mama değişiminden kaynaklanan iştahsızlığı önlemek için ise mama değişimini aniden değil de alıştırarak yapmak gerekmektedir.
    • Stres: Kediler de tıpkı insanlar gibi stres ve kaygı duygularını yaşamaktadır. Bu kimi zaman oda değişimi, kimi zaman mama değişimi, kimi zaman ise mevsimsel değişikliklerden meydana gelebilmektedir.
    • Zehirlenme: Kedilerde zehirlenme vakalarında, kusma, ishal belirtilerinin yanında titreme belirtisi de görülen bir belirtidir.
    • Acı: Titreme her zaman tüm vücutta değil, bölgesel de olabilmekte ve sebebi kedilerin duydukları acı da olabilmektedir. Aynı zamanda kediler, vücutlarında duydukları bir acıyı o bölgeye titreşim sağlayarak geçirmeye çalışmaktadır.
    • Epilepsi: Sara adı ile duyduğumuz epilepsi rahatsızlığı, insanlarda olduğu gibi kedilerde de görülebilmektedir. Kediler, epilepsi nöbetleri sırasında istemsiz titreyebilmektedirler.
    • Anemi: Bu listede titreme durumunun en az görüldüğü hastalık olan anemide titreme, sık olmasa da hastalık süresince bazen görülebilmektedir.
    kedi titremesi

    Tüm bu rahatsızlıkların yanında kedilerin titreme nedenleri kedilerin uyku halinde olup rüya görmeleri olabilmektedir ve bu durum normal karşılanmaktadır.

    Kedilerdeki titreme nedenleri ile insanlardaki titreme nedenleri benzerlik göstermektedir. Bu durumda kedilerin de en az bizler kadar can taşıdıkları ve benzer sorunları yaşayabildiklerini hatırlayıp kedilerin titremesi basit görülmemelidir. Aynı zamanda çaresi olduğunu bilerek de stres yapmamalı ve soruna müdahale edip çözüm olmadığı takdirde veterinere başvurmalısınız.

    Kedilerde Kan Grubu | Köpeklerde Kan Grubu

    Kedilerde Kan Grubu | Köpeklerde Kan Grubu

    Kedi ve Köpeklerde Kan Grubu

    Kedi ve köpeklerde kan grubu herhangi bir kan kaybına neden olan kazalarda, koma veya şok durumlarında ve anemiye sebep olan bazı hastalıklarda kan transfüzyonu için oldukça önemlidir. Özellikle önceden tespit edilmiş kan grupları, hastaya acil ve hızlı bir şekilde müdahale etmek için büyük bir öneme sahiptir.

      Kedi Köpek Kan Grubu

      Kedilerde Kan Grubu

      Kedilerde kan grubu A, B ve AB olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Bu kan gruplarından A kan grubu, kediler arasında en çok yaygın olan kan grubuyken; B grubu daha az yaygın olarak görülür. AB kan grubu ise en nadir görülen kan grubudur. AB grubu genel alıcı olduğundan dolayı hem A hem de B grubundan kan alabilir fakat B grubu yüksek anti -A antikoru içermektedir. Buna karşın A grubunda ise zayıf anti -B antikoru bulunurken; AB kan grubu antikor taşımamaktadır. A grubu, B kan grubuna verilirse bu işlem ölümcül reaksiyonlar ile sonuçlanabilir. B grubunun, A kan grubuna verildiği takdirde ise hafif ve gecikmiş reaksiyonlar gözlemlenmektedir. Bu yüzden A ve B grubuna sahip kediler, birbirlerine hiçbir şekilde kan verememektedir.

      Bir kedinin kan bağışında bulunabilmesi için sağlıklı olması ve aşılarının tam olması gerekmektedir. Verilen kanın FelV, FIP ve FIV virüsü taşımadığı tespit edildikten sonra bu işlem gerçekleştirilebilmektedir. Kedilerin kan grupları içerisinde bu virüslerden herhangi birini taşıması ise kan bağışının yapılamamasına neden olmaktadır. 10 ile 12 ml ölçülerinde olacak şekilde kan bağışı yapabilen kediler, 1 kilo oldukları sürece bağışta bulunabilmektedir. 5 ya da 6 kilogram ağırlığında olan kediler ise 50 ile 75 ml ölçülerine kadar kan bağışı yapabilmektedir.

      Köpek Kan Grubu

      Köpeklerde Kan Grubu

      Köpeklerde kan grubu 13’ün üzerinde bildirilmiş olsa da bunların 8 tanesi uluslararası standartlarda tanımlanabilmiştir. Genellikle diğer kan gruplarına karşı doğal antikor taşımayan köpekler, bu sebepten dolayı ilk transfüzyonda genel olarak reaksiyon oluşturmazlar. Uyumsuz nakilden sonra 4 ya da 14 gün içinde antikorlar oluşabilmektedir fakat tekrarlı transfüzyonlar reaksiyonlara yol açabilmektedir. Köpeklerin kan grupları ise DEA olarak adlandırılmaktadır. Bu kan grupları:

      • DEA 1.1
      • DEA 1.2
      • DEA 3
      • DEA 4
      • DEA 5
      • DEA 6
      • DEA 7
      • DEA 8

      DEA 1.1. ve DEA 1.2. bu kan grupları arasından en yaygın olanlarıdır. Bu kan grupları pozitif ve negatif olarak sınıflandırılmaktadır. Köpeklerin çoğunda en sık rastlanılan kan grubu ise pozitif DEA 1.1 kan grubudur. DEA 1.1 negatif kan grubuna sahip köpekler, uluslararası donör olarak kabul edilmektedir. Bu yüzden pozitif ve negatif DEA 1.1 kan gruplarına kan verebilmektedirler.

      Köpek Kedi Kan Grupları Öğrenme

      Kedi ve Köpeklerde Kan Grubu Öğrenme

      Kedi ve köpeklerin kan grupları laboratuvarlarda çeşitli testlerin yapılması sonucunda öğrenilmektedir. Bu işlem sırasında kan türünü belirleyen antikorların ve antijenlerin var olup olmadıkları belirlenmektedir. Ancak bazı zamanlarda köpek ve kedilerde acil durumlar ortaya çıkabildiği için acil kan transfüzyonuna gerek olmaktadır. Böyle bir durumda laboratuvar ile iletişime geçilerek kan gruplarını hızlı bir şekilde belirlemek zor bir durumdur. Bu aşamada ise veteriner hekiminiz gerçekleşecek kan transfüzyonu için kararı vermektedir.

      Kedi Kan Grubu

      Uyumsuz Kan Nakillerinin Belirtileri

      Kedi ve köpeklere uyumsuz kan verilmesi durumunda, hayati tehlikeler ortaya çıkmaktadır. Köpekler, uyumsuz kana daha az reaksiyon gösterirken; kedilerde durum tam tersi olarak ciddi akut reaksiyonları ortaya çıkabilmektedir. Kan transfüzyonunun yapılmasından sonra kan grubu uyumsuzlukları kendini bazı belirtiler ile belli etmektedir. Bu belirtiler:

      • İdrar ve dışkıyı tutamama
      • Hipertansiyon
      • Kusma
      • Yüksek ateş
      • Uzun süreli huzursuzluk hali
      • Hipotansiyon

      Bu belirtilerin tedavi edilebilmesi mümkün olsa bile, herhangi bir yanlış uygulama, şok, ölüm ya da ürtiker ile de sonuçlanabilmektedir. Bunları önlemenin tek yolu ise kedi ve köpeklerin kan gruplarını önceden öğrenmektir.

      Ameliyat, kaza ya da iç kanama gibi durumlarda, kan nakli gerekeceği için kedi ve köpeklerin kan gruplarının önceden bilinmiş olması büyük bir önem taşımaktadır. Böylelikle kedi ve köpeklere yapılacak kan transfüzyonları daha hızlı bir şekilde yapılabilmektedir. Kedi ve köpeklerin kan gruplarının bilinmemesi ise hayatlarının riske atılmasına neden olabilmektedir. Bu yüzden kedi ve köpeklerde kan grupları önceden tespit edildikleri takdirde, hayatlarının tehlikeye atılması durumu ortadan kalmaktadır.

      Kediler çikolata yiyebilir mi? Çikolata kediler için zararlı mıdır? Zehirlenme belirtileri

      Çikolata, kediler için zehirli olan iki madde içerir: teobromin ve kafein. Bitter çikolata, pişirme çikolata ve kakao tozu en yüksek seviyelerde bu maddelere sahiptirler. Kediler, çikolata yemeye köpeklerden daha az meyilli görünse de, bazen kedilerde çikolata zehirlenmesi vakaları görüyor.

      Kedinizin çikolata yediğinden mi endişeleniyorsunuz?

      Acil tedavi için en yakın kliniği bulun.

      Kedi çikolata yiyebilirmi

      Kedim çikolata yedi, ne yapmalıyım?

      Kedilerde çikolata zehirlenmesinin belirtileri

      1. Kusma
      2. İshal
      3. Nefes nefese
      4. Huzursuzluk veya hızlanma
      5. Düşük kan basıncı
      6. Yükselen sıcaklık
      7. Yarışan kalp
      8. Nöbetler

      Kedinizin çikolata yediğinden endişeleniyorsanız, hemen veterinerinize başvurmalısınız Yenen çikolatanın miktarını ve türünü (sarmalayıcılar idealdir) ve kedinizin ne zaman yediğini not etmeye çalışın.

      Kedi çikolata zehirlenmesi

      Çikolata zehirlenmesi nasıl teşhis edilir?

      İlk teşhis genellikle kedinin semptomlarına ve çikolata yediğine dair kanıtınız olup olmadığına bağlıdır. Veteriner kliniğine gittikten sonra kedinize tam bir muayene yapılacak ve veterinerlere ve veteriner hemşirelerine hayati teşhis bilgileri sağlamak için bir testler paneli yapılacaktır. Bu testler, dehidratasyon olup olmadığını veya evcil hayvanın dolaşımı veya böbrekleriyle ilgili sorunlar olup olmadığını belirtmek de dahil olmak üzere bir evcil hayvandaki bir dizi tıbbi sorunu vurgulayabilir.

      Çikolata zehirlenmesi nasıl tedavi edilir?

      Çikolata zehirlenmesinin panzehiri yok. Evcil hayvanınızın muayenesinin sonucu ve teşhis testlerinin sonuçları risk altında olduklarını gösteriyorsa, veterineriniz çikolatanın içindeki kimyasalların organlarına zarar vermesini önlemek için kusturma yoluna başburabilir. Ayrıca mide ve üst bağırsaklardaki toksinleri emen aktif kömür de uygulayabilirler. Kedinize, uygun şekilde su almasını sağlamak için bir damla da damlatılabilir.

      Köpek Zehirlenmesi / Kedi Zehirlenmesi

      Köpek Zehirlenmesi / Kedi Zehirlenmesi

      Kedim zehirlendi / Köpeğim zehirlendi, ne yapmalıyım?

      Köpek zehirlenmesi ve kedi zehirlenmesi, veteriner hekimlerimizin gördüğü en yaygın acil durumlardan biridir. Bunların yaklaşık %80’ı, evcil hayvanlar kendi evlerinde iken meydana gelmektedir. Sömestir ve bayram günleri gibi belirli tatil mevsimlerinde vakalar, genellikle çikolata yutulması veya kedilerin ve köpeklerin kuru üzüm ve kuş üzümü ile aşılanmış yiyecekleri yemesinin bir sonucu olarak önemli ölçüde artar. Antifriz zehirlenmesi başka bir yaygın acil durumdur.

      Kedi Zehirlenmesi

      Evcil hayvan zehirlenmesi belirtileri

      Kedi zehirlenmesi / Köpek Zehirlenmesi gastrointestinal tahriş, kusma, ishal, huzursuzluk, sendeleme, yönelim bozukluğu, konvülsiyonlar, uyuşukluk, iştahsızlık, seğirme, dilate göz bebekleri, ülserler, kalp çarpıntısı ve komaya neden olabilir.

      Temas zehirleri

      Evcil hayvanınızın cildiyle temas eden kimyasallar veya bitkiler tahrişe neden olabilir. Rahatsızlık, aşırı kaşınma, yalama, şişme veya ağrı belirtileri görebilirsiniz. Ciddiyse, deri kırmızı görünebilir veya tüy altında kanama olabilir.

      Evcil hayvanlar için zehirli şeyler nelerdir

      Solunan zehirler

      • Sigara içmek
      • göz yaşartıcı gaz
      • böcek ilaçları
      • ev kimyasalları
      • bazı boyalar

      Yutulan zehirler

      • alkaliler
      • asitler
      • ev ve bahçe kimyasalları
      • petrol ürünleri
      • antifriz
      • fare zehiri
      • sümüklü böcekler
      • tüm ilaçlar / insan veya evcil hayvan
      • ışıklı kolyeler / parlak çubuklar
      • piller
      • bazı boyalar
      • paintball peletleri
      • legolar

      Ten teması

      • katran
      • petrol ve benzin ürünleri
      • ev kimyasalları
      • boya veya boya sökücü
      • ısırgan otu
      • pire ve kene ilacı – aşırı dozda veya kedilerde köpek ürünleri kullanılıyorsa

      Evcil hayvanlar için zehirli bitkiler

      • sarmaşık
      • yüksükotu
      • baldıran
      • mantarlar
      • ökseotu
      • zakkum
      • nergis dahil zambaklar
      • lale
      • meşe / meşe palamudu

      Gıdalar

      • çikolata
      • soğan, sarımsak
      • kuru üzüm
      • kafein
      • alkol
      • Avokado
      • ksilitol (yapay tatlandırıcı)
      • ekmek hamuru
      • küflü yiyecek

      Solunan zehirler

      Öksürük, salya akması, nefes almada zorluk, bilinç kaybı veya koma.

      Yutulan zehirler

      Köpek Zehirlenmesi

      Evcil hayvanım zehirlendiyse ne gibi adımlar atmalıyım?

      Toksinin adını, gücünü ve evcil hayvanınızın yediği veya maruz kaldığı miktarı not etmeye çalışın. Ayrıca veterinere evcil hayvanınızın yaklaşık ağırlığını bildirmek de kullanışlı olacaktır.

      • Köpek zehirlenmesi yada kedi zehirlenmesi öncelikle zehirli duman veya gazdan kaynaklanıyorsa kedi veya köpeğinizi temiz havaya çıkarın, ancak kendinizi riske atmayın
      • Koruyucu eldiven giyin ve zehirlenme temas yoluyla ise maddeyi ciltten uzaklaştırın
      • Sıvıları çıkarmak için kağıt havlu veya temiz bezler kullanın.
      • Veterineriniz tarafından özellikle belirtilmedikçe zehiri çıkarmak için asla su, çözücü veya başka bir şey kullanmayın.
      • Zehrin yutulduğunu bilseniz bile asla kusturmayın, özellikle bunu yapmanız istenmedikçe, kusma meydana gelirse midede bırakılana göre daha fazla hasara neden olabilir.
      • Veteriner hekiminiz zehri temizlemenizi tavsiye ederse, vücut ısısını düşürmemek için sabun veya bulaşık deterjanı kullanın ve ılık suyla durulayın.

      Veterinerden ne beklemeliyim?

      Kedi zehirlenmesi / Köpek zehirlenmesi teşhisi genellikle sadece evcil hayvanınızın bir toksin yediğini gözlemlediyseniz konulabilir. Tüm toksinleri test etmek imkansızdır ve bazıları için mevcut test yoktur. Evcil hayvanınızın iç organlarının işlevini ve diğer sağlık parametrelerini değerlendirmek için başka testler yapılabilir.

      Kedi Zehirlenmesi / Köpek Zehirlenmesi nasıl tedavi edilir?

      Veterineriniz zehri biliyorsa, tüm zehirlerde panzehir bulunmasa da panzehir verebilir. Zehrin türü belirsizse veya panzehir yoksa, zehir vücuttan atılana kadar organların normal işlevini sürdürmek için semptomları tedavi ederler. Maalesef, bazı zehirler için evcil hayvanınız hayatta kalamayabilir.

      Kedi Zehirlenmesini / Köpek Zehirlenmesini Nasıl Önleyebilirim?

      Evcil hayvanlarının zehirlenmesini önlemek için evcil hayvan sahiplerinin uyması gereken bazı temel kurallar vardır. Bunlar şunları içerir:

      • Evcil hayvanınızı mutfak, banyo veya garaj gibi kimyasalların ve toksinlerin kullanıldığı alanlardan uzak tutun
      • Tüm kimyasalların güvenli bir şekilde muhafaza edildiğinden ve kullanılmadığı zaman meraklı pençelerin ve burunların erişemeyeceği bir yerde saklandığından emin olun
      • Evinizin içinde veya çevresinde zehirli bitkiler bulundurmayın
      • Köpeğinizi dışarı çıkarırken zehirli bitkilere dikkat edin
      • Böcek öldürücüler ve kemirgen öldürücülerle ilgili talimatları dikkatlice izleyin
      • İnsan ve evcil hayvan ilaçlarını güvenli ve emniyetli bir yerde saklayın
      • İlaçları dikkatlice etiketleyin
      • Her bir kapta kaç tane olduğunu sayın, çünkü bu bilgi yutma veya aşırı doz durumunda son derece yararlı olacaktır.